Altında 11 Bin Dolarlık Hava Parası Buhar Oldu!

Yılın ilk aylarında ithalat kısıtları ve yüksek talep nedeniyle Türkiye'de altının kilogram fiyatı uluslararası piyasaların 11 bin dolar üzerine kadar çıkarken, Mayıs ayında bu fark sadece 121 dolara geriledi. Rekor primle fiziki altın alan yatırımcılar, bugün satışa geçtiğinde o farkı geri alamıyor.

Bir dönem kuyumcu önünde kuyruklar oluşmuştu

Türkiye’de altın piyasasında yılın ilk aylarında yaşanan olağanüstü fiyat farkları büyük ölçüde ortadan kalktı. İthalat kısıtlamalarının etkisi ve güçlü fiziki talep nedeniyle özellikle Şubat ayında yurt içi ve uluslararası altın fiyatları arasındaki makas tarihi seviyelere ulaşmıştı.

Verilere göre, Ocak ayında kilogram başına 3.331 dolar olan fiyat farkı Şubat ayında 6.840 dolara yükseldi. Ancak piyasalarda 5 Şubat tarihinde bu farkın 11 bin doların üzerine çıkarak tarihi rekor kırdığı belirtiliyor. Mart ayında 3.836 dolara gerileyen fark, Nisan’da 722 dolara, Mayıs ayında ise yalnızca 121 dolara düştü.

Benzer tablo gümüşte de yaşandı. Kilogram başına fiyat farkı Ocak ayında 225 dolar iken Şubat’ta 367 dolara çıktı. Sonrasında hızlı bir gerilemeyle Mayıs ayında 26 dolara kadar indi.

Fiziki Altın Alanlar Prim Ödedi

Fiyat farklarının zirve yaptığı dönemde yatırımcılar fiziki altın almak için uluslararası piyasalara göre kilogram başına 10 bin doların üzerinde ek maliyet ödemek zorunda kaldı. Sektörde “premium” veya “hava parası” olarak adlandırılan bu fark, özellikle külçe altın ve fiziki teslimatlı işlemlerde dikkat çekmişti.

Ancak bugün gelinen noktada fiyat farkının neredeyse sıfırlanması, o dönemde yüksek prim ödeyerek altın alan yatırımcıların aynı avantajı satış sırasında elde edememesine neden oluyor.

Uzmanlardan Kaydi Altın Uyarısı

Piyasa uzmanları, benzer dönemlerin ileride yeniden yaşanabileceğine dikkat çekiyor. İthalat kısıtları, arz sıkışıklığı veya ani talep artışlarının fiyat farklarını yeniden yükseltebileceği belirtilirken, bu tür dönemlerde fiziki altın yerine bankalarda veya yatırım kuruluşlarında tutulan kaydi altın ürünlerinin değerlendirilmesinin daha avantajlı olabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre kaydi altın yatırımları, fiziki piyasada oluşan aşırı primlerden etkilenmediği için yatırımcıyı yüksek “hava parası” ödeme riskinden koruyabiliyor.

Fiyat Farkı Neredeyse Sıfırlandı

Mayıs verileri, Türkiye’deki altın piyasasının uluslararası fiyatlarla yeniden yakınsadığını gösteriyor. Şubat ayında binlerce doları bulan kilogram başına fiyat farkının 121 dolara kadar gerilemesi, fiziki altın piyasasındaki olağanüstü koşulların büyük ölçüde sona erdiğine işaret ediyor. Ancak piyasa uzmanları, geçmişte yaşanan bu tecrübenin yatırımcılar açısından önemli bir ders niteliği taşıdığı görüşünde.

Exit mobile version