İhlas Holding bir kez daha yatırımcının kapısını çaldı. Şirket, 1 Aralık 2025’te açıkladığı yüzde 200 oranındaki bedelli sermaye artırımı kararını revize ederek yüzde 100’e düşürdüğünü duyurdu. Buna göre mevcut 1,5 milyar TL olan sermaye, nakit karşılığı artırımla 3 milyar TL’ye çıkarılacak.
Kağıt üzerinde oran düşmüş gibi görünse de yatırımcının öfkesi dinmiş değil. Çünkü piyasanın hafızası güçlü. İhlas Holding, yıllardır sık sık bedelli sermaye artırımı kararlarıyla gündeme geliyor. Şirketin KAP arşivinde bedelli süreçlerine ilişkin çok sayıda bildirim bulunuyor.
Özellikle geçen yıl açıklanan yüzde 200’lük bedelli kararı sonrası hissede yaşanan sert satışlar hâlâ hafızalarda. Kararın ardından IHLAS hissesi taban seviyelerine yaklaşmış, yatırımcı büyük zarar yaşamıştı.
Piyasada şimdi en çok konuşulan soru şu:
“Şirket neden sürekli yatırımcıdan para toplama ihtiyacı hissediyor?”
Çünkü sağlıklı büyüyen şirketler genellikle yatırımlarını operasyonel nakit akışı, kârlılık veya uzun vadeli finansmanla karşılar. Sürekli bedelliye gitmek ise yatırımcı açısından farklı okunuyor. Özellikle yıllardır düşük performans gösteren hisselerde yapılan tekrar eden nakit çağrıları, küçük yatırımcıda ciddi güven erozyonu yaratıyor.
Bir başka dikkat çeken nokta ise zamanlama. Borsa İstanbul’da zaten güven sorununun büyüdüğü, küçük yatırımcının ciddi kayıplar yaşadığı bir dönemde gelen yeni bedelli kararı, “patron şirketleri yine kasayı yatırımcıyla dolduruyor” eleştirilerini artırdı.
Şirket yönetimi bedelli kararını “finansal yapıyı güçlendirme” gerekçesiyle savunuyor. Fon kullanım raporlarında çeşitli yatırımlar ve finansman ihtiyaçları öne çıkarılıyor.
Ancak piyasada oluşan algı çok daha sert.
Çünkü yatırımcı artık şu soruyu soruyor:
“Bu kadar yıl, bu kadar bedelli, peki ortada yatırımcıya yaratılmış kalıcı bir değer var mı?”
İşte asıl tartışma da burada başlıyor.