Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yatırım fonlarına ilişkin kapsamlı düzenleme taslağında sona yaklaşıldığı öğrenildi. Sektör temsilcilerinden aylar önce görüş alınmasına rağmen uzun süredir bekleyen düzenlemenin, fiili dolaşım hesaplama değişikliğinin ardından temmuz ayı içinde yürürlüğe alınabileceği konuşuluyor.
Piyasa kulislerinde, SPK’nın son dönemde attığı adımların özellikle yabancı yatırımcı tarafında artan “şeffaflık”, “gerçek serbest dolaşım” ve “fon risk yönetimi” eleştirilerine yanıt niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.
Düzenleme taslağında özellikle serbest fonlar, para piyasası fonları ve borsa dışı işlemlerle ilgili önemli değişiklikler bulunuyor.
Taslakta öne çıkan başlıklardan biri, serbest fonların belirli hisselerde yoğunlaşmasının sınırlandırılması oldu. Son yıllarda bazı hisselerde fon kaynaklı sert fiyat hareketlerinin ardından SPK’nın tek hisse yoğunlaşmasına fren getirmeyi hedeflediği belirtiliyor.
Para piyasası fonlarına yönelik düzenlemeler ise sektörün en çok tartıştığı başlık olarak öne çıktı. Taslakta, para piyasası fonlarının portföylerinde belirli oranda devlet iç borçlanma senedi (DİBS) bulundurma zorunluluğu yer alıyor.
Özellikle son dönemde bazı özel sektör tahvillerinde yaşanan ödeme sorunlarının ardından “düşük riskli” olarak pazarlanan para piyasası fonlarının taşıdığı kredi riski yeniden gündeme gelmişti.
Taslak düzenlemede ayrıca repo ve ters repo işlemlerine yönelik yeni limitler, borsa dışı işlemlerde daha sıkı şeffaflık kuralları ve fon sepeti fonlarına yönelik bazı sınırlamalar da bulunuyor.
Portföy yönetim şirketlerine ilişkin düzenlemelerin de dikkat çekici olduğu belirtiliyor. Buna göre kurulabilecek serbest fon sayısının, şirket bünyesindeki portföy yöneticisi kapasitesiyle ilişkilendirilmesi planlanıyor.
Piyasalarda bugün yürürlüğe giren fiili dolaşım hesaplama değişikliğinin ardından şimdi gözler fon düzenlemesine çevrilmiş durumda. Finans çevrelerinde, iki düzenlemenin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve özellikle yabancı yatırımcı algısı açısından SPK’nın daha sıkı bir piyasa mimarisi oluşturmayı hedeflediği yorumları yapılıyor.






