Vestel Elektronik‘in Türk finans kuruluşlarına finansal yeniden yapılandırma başvurusunda bulunduğunu açıklamasının ardından Borsa İstanbul’da hisse senedi güçlü bir yükseliş sergiledi. Piyasa, borçların daha uzun vadeye yayılmasının şirketin nakit akışını rahatlatacağı beklentisini fiyatladı.
Ancak aynı iyimser tablo, şirketin yurtdışında işlem gören dolar cinsi Eurobond’unda görülmedi.
Vestel’in 15 Mayıs 2024 tarihinde ihraç ettiği, 500 milyon dolar büyüklüğündeki, %9,75 kupon faizli ve 15 Mayıs 2029 vadeli Eurobond’u (ISIN: XS2817919587) uluslararası piyasalarda yaklaşık 57 dolar seviyesinde işlem görüyor. Tahvil, ihraç sırasında yaklaşık 100 dolar fiyatla satılmıştı.
Piyasa hâlâ yüksek risk fiyatlıyor
Tahvil fiyatının 100 dolar yerine yaklaşık 57 dolarda bulunması, yatırımcıların şirketin kredi riskine ilişkin temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor.
Mevcut fiyat seviyesinde tahvilin vadeye kadar getirisi (Yield to Maturity) yaklaşık %38 seviyesinde hesaplanıyor. Uluslararası tahvil piyasalarında bu büyüklükte bir getiri, yatırımcıların önemli bir risk primi talep ettiğine işaret ediyor.
Finans piyasalarında genel kabul gören yaklaşıma göre, bir şirketin borçlarını ödeme kabiliyetine güven arttıkça tahvil fiyatı nominal değere yaklaşırken, algılanan risk yükseldiğinde tahvil fiyatı düşüyor ve buna bağlı olarak getirisi yükseliyor.
Hisse ile tahvil farklı konuşuyor
Son gelişmeler, Vestel için iki farklı piyasa algısını ortaya koydu.
Hisse senedi piyasası, yeniden yapılandırmanın şirketin finansal yükünü hafifleteceğini satın aldı. Tahvil piyasası ise borçların yeniden yapılandırılmasının tek başına kredi riskini ortadan kaldırdığı görüşünde değil.
Finans literatüründe, kredi riskinin değerlendirilmesinde tahvil piyasasının çoğu zaman hisse senedi piyasasına göre daha hassas gösterge olduğu kabul ediliyor. Bunun nedeni, tahvil yatırımcısının öncelikli olarak şirketin borcunu eksiksiz ve zamanında geri ödeme kapasitesine odaklanması.
Bu nedenle Vestel örneğinde ortaya çıkan tablo dikkat çekiyor. Hisse senedi yatırımcıları yeniden yapılandırma haberini olumlu karşılarken, uluslararası borç piyasası aynı ölçüde ikna olmuş görünmüyor. Tahvil fiyatının hâlâ nominal değerin oldukça altında seyretmesi ve yaklaşık %38’lik dolar bazlı getiri sunması, yabancı yatırımcıların şirketin kredi riskine ilişkin ihtiyatlı duruşunu sürdürdüğünü gösteriyor.






