SPK’nın yeni Başkanı Mahmut Sütçü ile, bir önceki Başkan Ömer Gönül döneminde başlayan halka açılma sürecinin devam ettirileceği anlaşılmaktadır. Göreve başladığı 9 Mayıs 2026 tarihinden itibaren 7 şirketin halka arzına izin verilmiştir.
Yerinde bir karardır.
SPK’nın halka arz kararları, mesleki ruhsatları akademisyenlikten kuryeliğe kadar uzanan lisanssız yorumcuların derin analizlerine muhatap oldu.
Rüzgâra göre yelken şişirenler yine sahnede…
Ne yorumlar yapıldı…
Halka açılacak şirketin değerinden sektörün önemsizliğine, istihdama, memlekete faydasından likidite kıtlığına, halka arz zamanlamasından borç ödemek için halka açıldıklarına kadar… Tek sesli finans korosu ezberini icra etmeye başladı.
Bunları “Halka Arz Fıkraları” ya da “Finansal Fıkralar” adlı bir kitapta toplamak gerekecek.
“Finans Yüksek İstişare” uleması fetvalarla şirket değerlerinin şişirildiğini ilan etti. Sosyal medya firma değerleme imamları da bu fetvayı yayımlayıp tebliğ ettiler:
“Bu firma bu fiyat ediyorsa halka arz bitmiştir.”
Mevzu basit: SPK’nın halka arz sürecini eleştirmek.
Saat&Saat firması üzerinden konuyu okumaya çalışalım.
“Saat alıp satıyorlar, bu kadar değer olur mu?” deniliyor. Sanki değerlemeyi uzayda yerleşik ama SPK tarafından akredite edilmiş firmalar yapıyor…
Saat&Saat firmasıyla ilgili görüşlerimizi, ulemanın izniyle yazmak isterim. Sosyal medya eğitimini ve mastırını tamamlamış finans gurularının bilmesi gereken şudur: Sermaye piyasaları kaynak sağlama piyasalarıdır. Kaynağa ihtiyacı olanın cibilliyeti olmaz.
Mesela ABD’de Playboy halka açıktır.
Playboy, 2021 yılında 381 milyon dolar değerleme üzerinden Mountain Crest ile birleşerek NASDAQ’ta işlem görmeye başlamıştır. (Bu modeli başka bir yazıda anlatacağım.)
Şimdi düşünün ulemayı… Playboy’un nakit akışları üzerinden hareket edip, bağlı ortaklıklarındaki mağazaları ürün bazında kategorize ederek “381 milyon dolar değer çok fazla, halka arz bitmiştir” dediklerini…
KAP açıklamalarının hasılata katkısını, maliyet üzerindeki etkisini ve bir de yükselen trend grafiğinin ardından “iz sürenler”in analizlerini…
Oysa halka arz, şirketlerin finansman sağlama yöntemlerinden biridir. Yatırımcının banka üzerinden şirkete kaynak sağlaması değil, doğrudan şirkete ortak olması karşılığında sermaye koymasıdır.
Adı üzerinde; doğrudan kaynak sağlama…
Yani paranızı bir şirkete verme konusunda özgür iradenizle hareket edeceksiniz.
SPK’nın yatırımcı iradesine yön verme gibi bir keyfiyeti yoktur. O, yalnızca o malın satılabilir bir ürün olup olmadığına ilişkin tespitleri yapar. Mal ayıplıdır ya da değildir; bununla ilgilenmez. Bunun sağlıklı işlemesini sağlayacak mekanizmaları oluşturur.
Olağanüstü bir durum olmadığı sürece halka arzı reddetmez.
Ayıplı mala para verip vermeyeceğine yatırımcı karar verir. Hikâyeye inanıp inanmayacak olan da yatırımcının kendisidir.
Hikâyeyi kimden dinleyeceğine de yatırımcı karar verir. İster sosyal medya gruplarını takip eder, ister bir bilene danışır.
O bilen terzi mi olur, berber mi olur, hoca mı olur; artık o da yatırımcının tercihidir.
İşte bu nedenle “SPK bu şirketin hisselerinin arzına neden izin veriyor?” demek, finansın felsefesine aykırıdır.
SPK halka arzlara izin vermelidir. Hatta mümkün olan en kısa sürede vermelidir.
Finansal kaynağa ihtiyaç duyan firmaların halka arz sürecinin 1,5-2 yıl sürmesi sorgulanmalıdır. Şirketlerin sermaye piyasalarını kullanarak en kısa sürede kaynağa erişmesi sağlanmalıdır.
Halka arz multivitamin gibidir.
Her şirket ihtiyaç duyduğu vitamini tek hapta alır. Kiminin kurumsallaşmasına, kiminin borcuna, kiminin sermayesine iyi gelir.
Şirketlerin vitamin alması gecikirse şifa da gecikir.
Dereye su gelene kadar kurbağanın gözü patlar.
Sermaye piyasası kaynak sağlama yeridir.
Ortak almak isteyen de gelir, borcunu ödemek isteyen de gelir. Büyümek isteyen de gelir. Tekstilcisi de gelir, savunma sanayicisi de, yazılımcısı da, gıdacısı da…
Böylece vitrine daha çok mal çıkar.
Likidite artar.
Piyasa, kurtarılmış mahallere giremeyen yatırımcılara yeni yerleşim alanları sunar.
Toplu takas zırvalığı nedeniyle bozulan piyasa etkinliği normalleşir.
Yeni yatırımcılar gelir.
Piyasa derinleşir.
Yatırımcı çok seçenekli bir pazara gelir; neyi, niçin alacağına kendisi karar verir.
SPK hikâye yazmaz, resmi çeker.
Hikâyeyi yazan şirketler ve halka arza aracılık eden kurumlardır. Her sektörün kendine özgü bir hikâyesi vardır.
Yatırımcı da resme ve o resmi yorumlayanlara bakarak hangisine inanacağına kendisi karar verir.
Bu yüzden halka arzlar, şirketlerin iştahı varken en kısa sürede sonuçlandırılmalıdır.
Halka arz birincil piyasa işlemidir. Pazar ise ikincil piyasadır.
Orada kurallar değişir.
Fiyat, değer, satış, piyasa oyuncuları, patronlar, fonlar, çıkışlar…
Konuşulacak daha çoook konu var.