Müzik Hâlâ Çalıyor… Ya Durursa?

Finans tarihinde hiçbir müzik sonsuza kadar çalmadı. Bu kez neden farklı olsun?

Remzi Özdemir: "Piyasada müzik hâlâ çalıyor. Asıl soru şu: Durduğunda içeride kim kalacak?"

Remzi Özdemir: "Piyasada müzik hâlâ çalıyor. Asıl soru şu: Durduğunda içeride kim kalacak?"

2008 finans krizini anlatan Margin Call filminin en çarpıcı sahnelerinden birinde şirketin patronu Jeremy Irons’ın canlandırdığı karakter masadakilere döner ve sorar:

“Yani bana diyorsunuz ki müzik durmak üzere mi?”

Aslında bütün filmi özetleyen cümle budur.

Çünkü o masadaki herkes biliyordu. Ellerindeki varlıkların gerçek değeri ile piyasadaki fiyatı arasında devasa bir uçurum vardı. Herkes riskleri görüyordu. Herkes sistemin sağlıksız olduğunu biliyordu. Ama para kazandırdığı sürece kimse oyunu bozmak istemiyordu.

Müzik çalıyordu.

Ve insanlar dans ediyordu.

Bugün Türk sermaye piyasalarında yaşanan bazı gelişmelere baktığımda aklıma sürekli o sahne geliyor.

Özellikle son yıllarda ortaya çıkan fon-hisse ilişkisinde…

Bazı hisselerde yaşanan olağanüstü fiyat hareketlerinde…

Piyasa değeri ile şirket gerçekliği arasındaki kopuşlarda…

Hep aynı soruyu soruyorum:

Müzik durursa ne olacak?

Bugün bazı hisselerde oluşan fiyatlara baktığınızda ortaya çıkan tablo son derece ilginç.

Şirket zarar açıklıyor.

Faaliyet kârlılığı düşüyor.

Borç artıyor.

Tahvil ödemelerinde sorun yaşanıyor.

Ama hisse fiyatı yükselmeye devam ediyor.

Neden?

Çünkü alıcı var.

Fon alıyor.

Diğer fon alıyor.

Bir başka fon daha alıyor.

Fonun aldığı hisseyi başka fon alıyor.

Likidite aynı havuzun içinde dönüp dolaşıyor.

Fiyat yükseldikçe performans artıyor.

Performans arttıkça yeni para geliyor.

Yeni para geldikçe yeni alım yapılıyor.

Yeni alım geldikçe fiyat tekrar yükseliyor.

Ve herkes mutlu.

Çünkü müzik hâlâ çalıyor.

Ancak Margin Call’daki asıl mesele de buydu.

Müzik çalarken herkes dâhi görünür.

Asıl sınav müzik durduğunda başlar.

Bir gün para girişleri yavaşlarsa?

Bir gün yatırımcı fonlardan çıkmak isterse?

Bir gün aynı hisselerde herkes satış tarafında buluşursa?

İşte o zaman fiyatı kim belirleyecek?

Gerçek yatırımcı mı?

Yoksa yıllardır birbirine işlem yapan fonlar mı?

Finans tarihinde hemen her balon aynı cümleyle sona ermiştir:

“Bu kez farklı.”

Ama hiçbir zaman farklı olmadı.

2000 yılında teknoloji hisselerinde olmadı.

2008’de mortgage piyasasında olmadı.

2021’de kripto paralarda olmadı.

Bugün de olmayacak.

Çünkü finansın değişmeyen tek kuralı vardır:

Likidite varken her şey değerli görünür.

Likidite çekildiğinde gerçek değer ortaya çıkar.

Ben bugün Türkiye’deki bazı fon operasyonlarını izlerken fiyatlardan çok likiditeye bakıyorum.

Çünkü fiyat yanıltabilir.

Ama para akışı yalan söylemez.

Bugün herkes aynı kapıdan içeri giriyor olabilir.

Asıl soru şu:

Yarın aynı anda çıkmak isterlerse o kapı yeterince büyük mü?

Margin Call filminde yöneticiler sonunda şu kararı verir:

“Satın. Hepsini satın.”

Çünkü onlar müziğin durduğunu anlamışlardı.

Benim korkum şu:

Bizim piyasamızda hâlâ birçok kişi müziğin hiç durmayacağını düşünüyor.

Oysa finans tarihinde hiçbir müzik sonsuza kadar çalmadı.

Ve her balonun sonunda aynı sessizlik duyuldu.

Müzik durdu.

Exit mobile version