SPK’nın evvelsi gün yayımladığı genelge dikkat çekici bir gerçeği ortaya koydu. Sermaye Piyasası Kurulu, portföyünde Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) ile Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF) katılma paylarını bulunduran yatırım fonlarını uyardı.
Genelgede, bu iki tür katılma payını portföyünde bulunduran fonlara 31 Temmuz 2026’ya kadar süre tanındı. SPK, söz konusu payların değerlemesinin borsada oluşan fiyat üzerinden değil, net aktif değer (NAD) esas alınarak açıklanan değer üzerinden yapılmasını istedi.
Ancak beni asıl şaşırtan nokta bu olmadı. Çünkü bu değişiklik yeni değil. Söz konusu düzenleme, SPK’nın 24 Ocak 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan II-14.2.ç sayılı Tebliği’nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile zaten yürürlüğe girmişti.
Buna rağmen, portföyünde bu katılma paylarını taşıyan bazı fonlar yaklaşık 19 ay boyunca düzenlemeye uymadı. Net aktif değer yerine, borsada oluşan fiyatlar üzerinden değerleme yapmaya devam ettiler.
Bunun sonucunda bazı GYF katılma paylarında yüzde 12.000’lere varan değer artışları görüldü. Bu yöntem sayesinde söz konusu varlıkları taşıyan bazı fonlar gerçekçi olmayan fiyatlamalara ulaştı ve bu fonlara yüz milyarlarca liralık kaynak girişi yaşandı.
Elbette bu uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu fark ederek ilgili kurumları uyaran, genelgelere uyulmasını talep eden kişi ve kurumlar da oldu. Ancak ne SPK’nın önceki başkanı döneminde ne de mevcut başkan döneminde kurallara uymayanlara yönelik herhangi bir yaptırım uygulanmadı.
Yazının başlığı da tam olarak bu nedenle böyle. Bir düzenlemeye yaklaşık 19 ay boyunca uyulmazken herhangi bir yaptırım uygulanmaması, ardından da “31 Temmuz’a kadar kurala uyun” denilmesi düşündürücü. Bir düzenleme yürürlükteyse uygulanması gerekir. Aksi halde, sonradan verilen ek süreler kuralların bağlayıcılığı konusunda soru işaretleri doğurur.
“Düzenden beslenenler, düzeni değiştiremezler.”