FTSE ve MSCI’den Türkiye’ye Kritik Uyarı: Serbest Dolaşım Alarm Veriyor!

FTSE Russell’ın Türkiye hisselerinde serbest dolaşım verilerindeki uyumsuzluklar nedeniyle bazı endeks değişikliklerini ertelemesi, MSCI’nin de hissedar şeffaflığı ve koordineli işlemler konusunda benzer kaygıları gündeme getirmesi, Borsa İstanbul’daki veri ve denetim mekanizmasını yeniden tartışmaya açtı. Yıllardır piyasanın içinde olan biri olarak soruyorum: Yabancı endeks kuruluşlarının peş peşe yaptığı bu ağır uyarılara rağmen neden hâlâ gerekli adımlar atılmıyor?

Sait Ürünlü

Türkiye sermaye piyasalarında önemli bir gelişme daha yaşandı. FTSE Russell, 17 Ağustos tarihli açıklamasında Türkiye hisselerine ilişkin serbest dolaşım (free float) hesaplamalarındaki metodoloji ve veri uyumsuzlukları nedeniyle Eylül 2026 endeks değişikliklerinin bir kısmını ertelediğini duyurdu.

Bu karar, basit bir endeks revizyonu değil. FTSE’nin açıklaması, Türkiye’de serbest dolaşım verisinin nasıl hesaplandığı ve endeks ağırlıklarına nasıl yansıdığı konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor.

Sorunun merkezinde MKK var. Merkezi Kayıt Kuruluşu, 15 Haziran 2026’dan itibaren SPK onaylı yeni metodolojiyle serbest dolaşım oranlarını yayımlamaya başladı. Ancak FTSE, MKK’nın açıkladığı oranların kendi hesaplamalarından genelde daha düşük olduğunu belirtiyor. Ayrıca fonlar üzerinden tutulan payların hangilerinin “kısıtlı” sayıldığına dair detay verilmemesi ve yalnızca toplulaştırılmış serbest dolaşım açıklanması da temel problem olarak görülüyor.

FTSE’ye göre bu veriler, kendi serbest dolaşım krtiterleri (Free Float Restrictions) metodolojisiyle şu aşamada uyumlu hale getirilemiyor. Bu nedenle Borsa İstanbul ve SPK ile daha detaylı veri paylaşımı için görüşmeler sürüyor.

Asıl kritik nokta burada başlıyor.

FTSE, mevcut yapının endekslerde index shares’in olduğundan yüksek hesaplanmasına yol açmış olabileceğini ve bunun işlem hacmi ve endeks ağırlıkları üzerinde etkisi olabileceğini açıkça söylüyor. Yani mesele sadece teknik bir fark değil; bazı Türk hisselerinin endekslerde gerçekte olması gerekenden daha yüksek ağırlıkla yer almış olma ihtimali gündemde.

Bu nedenle FTSE, 21 Eylül 2026’daki revizyonda Türkiye için yeni girişleri, serbest dolaşım artışlarını, Weight Adjustment Factor değişimlerini ve şirketlerin Large–Mid–Small–Micro Cap segmentleri arasındaki geçişlerini erteledi.

Buna rağmen endeks tamamen durdurulmuş değil. Uygunluk kaybeden şirketlerin çıkarılması, likidite ve piyasa değeri eşiklerinin altına düşen hisseler ve serbest dolaşım düşüşleri normal şekilde uygulanmaya devam edecek.

Yani FTSE’nin mesajı net: “Negatif düzeltmeler devam eder, ama pozitif değişiklikler için veri netliği gerekiyor.”

MSCI de benzer bir tabloya işaret etmişti hatırlarsak.

FTSE’nin açıklaması, MSCI’nin Türkiye’ye yönelik son değerlendirmeleriyle birlikte okunduğunda daha da anlam kazanıyor.

MSCI, Haziran 2026 piyasa sınıflandırma incelemesinde Türkiye’de hissedar şeffaflığı ve koordineli işlem davranışları konusunda endişeleri gündeme getirdi. Özellikle bazı küçük hisselerde, belirli fonlar ile şirketler arasındaki bağlantıların serbest dolaşım hesaplarını yapay şekilde yükseltebileceği yönündeki yatırımcı kaygılarını paylaştı.

Ayrıca SPK’nın, gerçek faydalanıcısı serbest dolaşım dışında tutulması gereken fon paylarını sistemden ayırmaya yönelik yeni çerçevesini not etti. Ancak MSCI, yatırımcıların asıl olarak bu düzenlemelerin sahadaki etkisini görmek istediğini vurguluyor. Beklentiler arasında daha net gerçek faydalanıcı açıklamaları, koordineli işlemlere karşı güçlü denetim ve serbest dolaşımı bozabilecek yapılar için şeffaf bir sınıflandırma sistemi yer alıyor.

Daha da önemlisi MSCI, Kasım 2026’ya kadar yeterli ilerleme görülmezse Türkiye için danışma süreci başlatabileceğini belirtti.

FTSE ile MSCI’nin kesiştiği nokta açık:

Hangi payın gerçekten halka açık olduğu, hangisinin stratejik kontrol altında sayılması gerektiği ve bunun endeks hesaplarına nasıl yansıdığı konusunda daha fazla şeffaflık talep ediliyor

S&P de süreci yakından izliyor

S&P Dow Jones Indices tarafında da Türkiye, 2026/2027 Borsa İstanbul sınıflandırma izleme sürecinde yer alıyor. S&P, ülke değerlendirmelerinde piyasa katılımcılarından gelen geri bildirimleri dikkate alıyor ve olası yeniden sınıflandırmalar için yıllık watchlist yayımlamayı sürdürüyor.

SPK nın , yabancı endeks kurumlarının her türlü uyarılarına rağmen açık bir şekilde bazı grupların ve kişilerin kayırılarak bir servet transferine yol açmaları eski bir piyasa aktörü olarak içimi parçalıyor.
BİST kurulduğundan bu yana gelmeyen bu kadar sert uyarılara rağmen henüz bu iş ve işlemlerin önüne geçmeyenlerin ülkemize kötülük yaptıklarını artık anlamaları gerek kanaatindeyim.

Exit mobile version