Borsa İstanbul’da pay bazında devre kesici sadece aşağı yönlü ve yüzde 5 olarak uygulanıyor. Sistem tetiklendiğinde sürekli işlem duruyor; ardından yaklaşık 10 dakika emir toplama süreci başlıyor. Sonrasında eşleştirme yapılıyor ve oluşan yeni fiyat üzerinden işlemler yeniden devam ediyor.
Buraya kadar normal. Asıl dikkat çekici nokta ise şu:
Hisse yüzde 5 düşerse fren var, yüzde 10 yükselirse aynı fren yok.
Yani BIST’te devre kesici mekanizması iki yönlü çalışmıyor. Düşüşte piyasaya müdahale edilirken, sert yükselişte pay bazlı devre kesici uygulanmıyor.
Peki gelişmiş piyasalarda durum nasıl?
Amerika’da LULD sistemi hem Limit Up hem Limit Down olarak çalışıyor. Olağan dışı yükseliş de düşüş de fiyat bantlarıyla sınırlandırılıyor. Avrupa’da Euronext’te de benzer şekilde fiyat koridorları hem yukarı hem aşağı yönlü uygulanıyor.
Dolayısıyla mesele “devre kesici sadece Türkiye’de var mı?” değil.
Mesele, devre kesicinin hangi yönde çalıştığı.
BIST’in mevcut sistemi, yatırımcıyı sert düşüşte korumaya çalışırken sert yükselişte aynı korumayı sağlamıyor. Bunun “yükselişi desteklemek amacıyla” yapıldığını söylemek ayrı bir konu; fakat sistemin ortaya çıkardığı sonuç açık:
Aşağı hareket kontrollü, yukarı hareket daha serbest.
BIST 100’e bağlı devre kesici de aynı mantıkta. Endeks yüzde 6 veya daha fazla düştüğünde devreye giriyor; yükselişte ise çalışmıyor.
Bence tartışılması gereken soru şu:
Piyasa düzenini korumak için düşüşte frene basıyorsak, aşırı yükselişte neden frene dokunmuyoruz?
Çünkü sağlıksız fiyat oluşumu sadece panikle satış yapılırken değil, panikle alım yapılırken de ortaya çıkabilir.
Borsada bazen asıl mesele frenin olması değil, frenin sadece hangi yöne çalıştığıdır.