Çok sert bir ekonomik kış geliyor…
Bunu biraz abartılı bulabilirsiniz.
Ama dünyada aynı anda birkaç alarm çalıyor.
Savaşlar bitmiyor.
Petrol fiyatları yeniden yükseliyor.
Doğalgaz fiyatları yüksek seyrediyor.
Kış kapıda.
Enerji fiyatlarındaki her yükseliş ise enflasyonun yeniden güç kazanması demek.
Ve merkez bankalarının işi giderek zorlaşıyor.
Dünyada faizlerin yeniden yükselme eğilimine girdiği bir ortamda, Türkiye’de faizlerin düşürülmesinin ne kadar zor bir süreç olduğunu artık daha net görüyoruz.
Çünkü faiz indirirsiniz…
Ama enerji maliyetleri yükselir,
kur baskısı oluşur,
beklentiler bozulur,
enflasyon yeniden hızlanırsa,
indirdiğiniz faizi yeniden artırmak zorunda kalabilirsiniz.
Dahası var.
Yapay zeka dünyasında bile artık “daha hızlı” demek yerine “biraz yavaşlayalım” deniliyor.
Anthropic CEO’su Dario Amodei, yapay zekanın gelişim hızının yavaşlatılması gerektiğini söylerken, Sam Altman ve Elon Musk gibi isimler de bu uyarıya destek verdi.
Ekonomide de teknoloji dünyasında da aynı kelime karşımıza çıkıyor:
İHTİYAT.
Belki de önümüzdeki dönemin en önemli kelimesi bu olacak.
Benim gördüğüm tablo şu:
Ucuz para dönemi kolay kolay geri gelmeyecek.
Şirketler için borçlanma maliyeti, enerji maliyeti ve finansman riski daha fazla önem kazanacak.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde;
nakit akışı kardan,
likidite büyümeden,
finansal disiplin de cirodan daha değerli hale gelebilir.
Ekonomik kışın ne kadar süreceğini bilmiyorum.
Ama hazırlıksız yakalananların bedelinin ağır olacağını düşünüyorum.

