Sponsorlu Bağlantılar

Etiket: Sabit Eti

Krediyle Yaşayan Şirketlerde Tehlikeli Döngü: Ertelenen Kriz Bir Gün Kapıya Dayanıyor

Fon Şirketlerinde Denetim İllüzyonu: Riskler Neden Görülmüyor?

Fon Şirketlerinde Denetim İllüzyonu: Riski Bulmak mı, Mevzuatı Kurtarmak mı? Son dönemde fon şirketleri ve portföy yönetiminde yaşanan çalkantıları, tartışmaları izlerken eski bir banka müfettişi ve kredi yöneticisi olarak mesleki reflekslerimin depreştiğini hissediyorum. Dışarıdan bakan bir kamuoyu için mesele bir “operasyonel aksaklık” veya “birkaç hatalı karar” gibi görünebilir. Ancak işin mutfağından gelenler çok iyi bilir ki; asıl felaket denetimin hiç yapılmaması değil, “mış gibi” yapılmasıdır.  Yıllarca müfettişlik yaptım, yıllarca kredi tahsis ve risk süreçlerini yönettim. Sahada, masada, raporların satır aralarında edindiğim en temel tecrübe şudur: Denetim, yalnızca evrakların tam olup olmadığına tik atmak (check-list yapmaca) değildir. Denetim, evrakların arkasındaki yalın gerçeği bulma mücadelesidir.  Mükemmel Evraklar, İflas Eden Sistemler Bir kredi dosyası düşünün… Bilanço mükemmel düzenlenmiş, imzalar tamam, teminatlar şeklen mevzuata uygun, beyanlar eksiksiz… Dışarıdan baktığınızda kusursuz bir dosya. Fakat o belgelerin anlattığı hikaye sahadaki gerçeklikle örtüşmüyorsa, o dosya en yüksek risk grubundadır. Şekilsel olarak eksiksiz görünen yüzlerce dosyanın, özünde içi boş birer balon olduğunu meslek hayatım boyunca defalarca tecrübe ettim.  Aynı tabloyu bugün fon yönetim şirketlerinde ve finansal piyasalarda da görüyoruz. Fon şirketlerinde yapılan denetimlerde kritik soru şudur: Süreçler gerçekten var olan riskleri kökünden ortaya çıkarmaya mı odaklanıyor, yoksa düzenleyici otoritenin mevzuat listesine "uyulmuş görünmek" yetiyor mu? Kasıt Var Ama Neden Yakalanamıyor? Peki, burada durup daha rahatsız edici bir soruyu sormak zorundayız: Tüm bunlar bir ihmalden mi ibaret, yoksa bilerek mi kurgulanıyor? Ve eğer kasıtlı bir kurgu varsa, denetim mekanizması bunu neden yakalayamıyor? Saha tecrübelerim bana gösterdi ki; kasıtlı usulsüzlükler (fraud) sıradan operasyonel hatalar gibi durmaz. Aksine, denetimin geçeceği patikayı çok iyi bilen zekalar tarafından, denetim sistemlerini atlatmak üzere tasarlanırlar. Denetimin bu mekanizmaları yakalayamamasının arkasında 4 temel neden yatar: 1.⁠ ⁠Zırhlı Şekilcilik (Mevzuat Makyajı): Kasıtlı işlem yapanlar, denetçinin hangi evraka, hangi maddeye bakacağını çok iyi bilir. Bu nedenle kağıt üzerindeki kurguyu "kusursuz" hazırlarlar. Denetçi sadece "maddelere uyum" aramaya odaklanmışsa, kurulan tuzağın üzerinden teğet geçer. 2.⁠ ⁠İllüzyonlu Değerleme ve Karmaşık Yapılar: Özellikle fon piyasalarında ikincil piyasası olmayan veya likiditesi düşük enstrümanlar üzerinden yapılan fiyatlamalar bir illüzyona dönüşebilir. Denetçi, finansal mühendisliğin arkasındaki niyetten ziyade matematiksel formüle odaklandığında büyük resmi kaçırır. 3.⁠ ⁠Bilgi Asimetrisi ve Sahadan Kopukluk: Masa başı denetim, verinin size sunulduğu kadarıyla sınırlıdır. Sahaya inmeyen, fonun yatırım yaptığı varlığın reel karşılığını sorgulamayan bir denetim, masa başında üretilen "mükemmel senaryolara" inanmak zorunda kalır. 4.⁠ ⁠"Konfor Alanı" ve Çıkar Çatışmaları: Ne yazık ki bazen sistemdeki aksaklıklar görülür ama "sistemi ve ilişki ağlarını rahatsız etmeme" kaygısıyla derinleştirilmez. Denetleyen ile denetlenen arasındaki sınırların flulaşması, yakalanabilecek usulsüzlüklerin raporlara girmesini engeller. "Şekilsel Denetim" İllüzyonu ve Risk Körlüğü Eğer denetim mekanizması: Sadece prosedürlerin kağıt üzerinde tamamlanıp tamamlanmadığına bakıyorsa, Varlıkların değerlemesindeki mantık hatalarını, yoğunlaşma risklerini ve çıkar çatışmalarını sorgulamıyorsa, ...

Sayfa 1 - 3 1 2 3