Türkiye’de yatırım fonlarında yaşanan kriz sonrası tasfiye süreci tartışılırken, ekonomist Kerim Rota’dan dikkat çeken bir öneri geldi. Rota, fonlardan geçmişte olağanüstü kazanç sağlayan yatırımcıların işlemlerinin geriye dönük incelenmesini ve haksız veya fiktif kazançların hukuki çerçevede fonda kalan yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılmasını gündeme taşıdı.
Rota, Medium’da yayımladığı “Kırmızı Pazartesi” başlıklı yazısında, tartışmanın yalnızca tasfiye edilen 131 fonda bugün kalan yatırımcıların ne kadar kaybedeceği üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirtti. Yazara göre asıl sorulması gereken, sisteme kimin ne zaman ne kadar para koyduğu, kimlerin ne zaman para çektiği ve geçmiş dönemde kimlerin olağanüstü kazanç elde ettiğinin ortaya çıkarılması.
Rota, özellikle Tera Portföy’ün TLY fonunu örnek göstererek, fon TEFAS’a açılmadan önce içeride bulunan yatırımcıların kimler olduğunun, ne kadar para yatırdıklarının ve fonun olağanüstü değer artışından ne ölçüde yararlandıklarının MKK kayıtlarından belirlenebileceğini ifade etti. TEFAS’a açıldıktan sonra ilk yatırımcıların ne zaman ve ne kadar para çektiğinin de aynı kayıtlar üzerinden incelenebileceğini kaydetti.
Yazıda dikkat çeken hesaplamalardan biri de TLY fonunun geçmiş performansına ilişkin. Rota’nın aktardığına göre fon, 2021 Mart ayında kurulmasından 2025 Temmuz ayında TEFAS’a açılmasına kadar 524 kat değer kazandı. Aynı dönemde enflasyonun yaklaşık 6 kat olduğu belirtilirken, Rota 1 milyon liralık başlangıç yatırımının 524 milyon liraya ulaşması üzerinden olağanüstü reel getiri oluştuğuna dikkat çekti.
Rota, böyle bir kazancın tamamının otomatik olarak haksız kabul edilmesi gerektiğini söylemiyor. Ancak kazancın gerçek ekonomik değer yaratılmasından değil, daha sonra sisteme giren yatırımcıların parası veya fiktif fiyatlamalardan kaynaklandığının hukuken ortaya konulması halinde, net kazananlardan net kaybedenlere doğru bir düzeltme mekanizmasının tartışılabileceğini savunuyor.
Bu yaklaşım için ABD’deki Bernie Madoff tasfiyesini örnek gösteren Rota, orada yatırımcıların hesap ekranlarında görünen rakamların değil, sisteme yatırılan ve sistemden çekilen gerçek paranın dikkate alındığını belirtti. Ayrıca belirli hukuki koşullarda geçmişte sistemden çıkarılan paraların geri alınması amacıyla “clawback” davalarının açıldığını aktardı.
Rota ayrıca şişirilmiş fon değerleri üzerinden tahsil edilen portföy yönetim ücretlerinin de tasfiye değerleri dikkate alınarak yeniden hesaplanmasını ve hukuken geri alınabilecek tutarların fona iade edilmesini önerdi. Ona göre gerekirse, yatırımcıları mağdur eden yapının kurulmasında sorumluluğu bulunan kişilerden yapılacak hukuki tahsilatlar da fon havuzuna eklenmeli.
Rota’nın önerisinin temelinde ise şu soru bulunuyor: “Gerçek zarar kimde kaldı, kim sisteme ne zaman ne kadar para koydu, kimler ne kadar para çıkardı ve fiktif kazançlardan ne kadarı geri alınabilir?”
Kaynak: Kerim Rota – “Kırmızı Pazartesi”
