Sermaye Piyasası Kurulu’nun 28 Eylül 2026 tarihli ve 2026/66 sayılı bülteni, fon krizinin ardından piyasada yeni bir tartışmanın kapısını açtı. Kurul, TRHOL pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
SPK’nın kararında adı geçen isimlerden biri de Pardus Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Selim Tunçbilek oldu. Tunçbilek hakkında ayrıca 2 yıl süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına ve bu süre boyunca sahip olduğu sermaye piyasası faaliyet lisanslarının iptal edilmesine karar verildi.
Kararın dikkat çekici tarafı ise zamanlaması oldu. Tunçbilek, fon tartışmalarının yoğunlaştığı dönemde 17 Eylül’de yaptığı açıklamada, “Biz hiçbir zaman yanlış işlerin içinde olmadık ve olmayız” ifadelerini kullanmıştı.
Aynı açıklamada Pardus’un yönettiği 82 fondaki yatırımcı varlıklarının “kuruşu kuruşuna mevcut” olduğunu belirten Tunçbilek, SPK’nın izin vermesi halinde ödemelerin yapılmaya hazır olduğunu söylemişti.
Bu açıklamanın üzerinden yalnızca 11 gün sonra SPK’nın 28 Eylül tarihli bülteninde Tunçbilek’in adı, TRHOL pay piyasasındaki işlemler nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulan 37 kişi arasında yer aldı.
Pardus’un TRHOL pozisyonu neden bu kadar büyüdü?
SPK kararının ardından dikkatler Pardus Portföy tarafından yönetilen fonların TRHOL’deki işlemlerine çevrildi. KAP kayıtlarında Pardus fonlarının TRHOL’deki payının yüzde 5 sınırını aştığı, daha sonraki dönemde ise yüzde 8,8 seviyelerine kadar yükseldiği görülüyor.
Bu tablo, fonların TRHOL’de neden bu ölçekte pozisyon aldığı sorusunu gündeme getiriyor. Söz konusu işlemlerde yatırım kararının nasıl alındığı, karar süreçlerinde kimlerin sorumluluk üstlendiği ve Tunçbilek’in bu işlemlerdeki rolünün ne olduğu bundan sonraki süreçte yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor.
SPK’nın suç duyurusu kararında hangi işlemlerin Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1. maddesi kapsamında değerlendirildiği ve Kurulun tespitlerinin ayrıntıları da soruşturma sürecinde önem kazanacak.
Burada önemli bir hukuki ayrım da bulunuyor: SPK’nın suç duyurusu kararı, hakkında işlem yapılan kişilerin suçlu olduğu veya mahkûm edildiği anlamına gelmiyor. Nihai değerlendirme adli makamların yürüteceği soruşturma ve varsa yargılama sonucunda ortaya çıkacak.
Ancak 17 Eylül’de “yanlış işlerin içinde olmadık” açıklaması yapan Tunçbilek’in yalnızca 11 gün sonra SPK’nın TRHOL işlemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunduğu isimler arasında yer alması, Pardus fonlarının TRHOL pozisyonları ve bu işlemlerin karar süreci hakkında kamuoyunun yanıt beklediği soruları daha da görünür hale getiriyor.
