Son haftalarda sermaye piyasalarının en çok tartışılan konularından biri tasfiye kapsamına alınan yatırım fonları oldu. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Söz konusu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı ise 455 bin 758 olarak açıklandı.
Fon yatırımcıları açısından tartışma artık yalnızca “zarar edildi mi?” sorusuyla sınırlı değil. Tasfiye süreci, fon varlıklarının hangi koşullarda satılacağı, ödeme takviminin nasıl işleyeceği ve yatırımcıların paralarına ne zaman ulaşabileceği gibi başlıkları da gündeme taşıdı. SPK, tasfiye sürecine ilişkin düzenlemelerde fon varlıklarının piyasa koşulları gözetilerek mümkün olduğunca uygun şartlarda satılmasının amaçlandığını belirtiyor.
SASA’da yatırımcı sayısı 704 bini geçti
Buraya kadar tartışmanın merkezinde fon yatırımcıları bulunuyor. Ancak aynı soru Borsa İstanbul’un en fazla yatırımcıya sahip şirketlerinden SASA Polyester açısından sorulduğunda ortaya farklı bir tablo çıkıyor.
Finanshub tarafından kullanılan MKK verilerine göre SASA’daki yatırımcı sayısı 704 binin üzerinde. Bu rakam, tasfiye kapsamındaki 131 fonda bulunan 455 bin 758 tekil yatırımcının yaklaşık 1,5 katına karşılık geliyor.
Ancak burada kritik bir ayrım bulunuyor. SASA’daki 704 binden fazla yatırımcının tamamının zararda olduğunu söylemek mümkün değil. Yatırımcıların hisseyi hangi tarihte ve hangi maliyetle aldığı bilinmeden böyle bir sonuca ulaşmak mümkün değil. Hisseyi yıllar önce alan bir yatırımcı ile 2022 yılındaki zirve seviyelere yakın dönemde alım yapan yatırımcının durumu aynı değil.
Buna karşın şirketin piyasa değerindeki değişim dikkat çekici boyutta. SASA’nın piyasa değeri 2015 yılında yaklaşık 200 milyon dolar seviyesindeyken, 17 Kasım 2022’de yaklaşık 22,9 milyar dolara kadar yükseldi. Sonraki dönemde ise sert bir değer kaybı yaşandı ve şirketin piyasa değeri 2026 yılında yaklaşık 2 milyar dolar seviyesine kadar geriledi.
Bu rakamlar, zirve piyasa değerine göre yaklaşık yüzde 91’lik bir düşüşe işaret ediyor.
Tartışmanın merkezinde yatırımcı güveni var
Tam da bu noktada fon yatırımcıları ile SASA yatırımcılarının yaşadığı süreçler aynı başlık altında değerlendirilmeye başlanıyor: yatırımcı güveni.
Fonlarda yüz binlerce yatırımcının karşı karşıya kaldığı zararın boyutu, fonların yapısı, varlıkların tasfiyesi ve yatırımcıların ne zaman ödeme alacağı tartışılırken; SASA’da da yüz binlerce yatırımcının bulunduğu ve şirket değerinin zirveden bu yana çok ciddi oranda gerilediği bir tablo bulunuyor.
Buradaki mesele, SASA yatırımcısının zararının kamu tarafından karşılanması değil. Asıl soru, sermaye piyasalarında yatırımcıların korunması ve piyasa güveninin sağlanması açısından benzer olayların hangi ölçütlerle incelendiği.
Fonlarda yatırımcıların uğradığı zararın kaynağı, işlemlerin yapısı ve varsa sorumlulukların araştırılması gündeme gelirken, SASA’da da olağanüstü fiyat hareketleri, ana ortak satışları, sermaye değişimleri ve yatırımcıların karşı karşıya kaldığı değer kaybının bütün yönleriyle incelenip incelenmemesi tartışma konusu oluyor.
Çünkü sermaye piyasasında güven yalnızca belirli bir yatırımcı grubunu değil, bütün yatırımcıları ilgilendiriyor.
Bu nedenle SASA dosyasının ikinci bölümünde şirketin yaklaşık 200 milyon dolarlık piyasa değerinden 22,9 milyar dolarlık zirveye uzanan yükselişi ve ardından yaşanan sert düşüş ele alınacak.
Serinin üçüncü bölümünde ise işin para tarafına bakılacak: Ana ortağın yıllar içinde gerçekleştirdiği satışlardan ne kadar nakit elde ettiği, elinde ne kadar pay kaldığı ve bu süreçte yatırımcı tarafında nasıl bir tablo oluştuğu incelenecek.
Kaynak: Finanshub

