FTSE Russell, 2026 ülke sınıflandırma değerlendirmesini açıkladı. Türkiye açısından raporun ilk bakışta olumlu görünen sonucu, ülkenin mevcut “Advanced Emerging Market” (İleri Gelişen Piyasa) statüsünün korunması oldu. Türkiye ayrıca FTSE Russell’ın ülke sınıflandırmaları açısından izleme listesine de alınmadı.
Ancak raporun Türkiye bölümünde dikkat çeken başka bir ayrıntı yer aldı. FTSE Russell, eylül ayında Türkiye ile ilgili bazı endeks değişikliklerinin ertelenmesinin ardından Borsa İstanbul ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile görüşmelerin devam ettiğini açıkladı.
Uluslararası endeks kuruluşunun özellikle üzerinde durduğu konu ise fiili dolaşım verileri oldu. FTSE Russell, SPK’nın Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yayımlanan fiili dolaşım oranlarının altında yer alan verilerin daha ayrıntılı hale getirilmesinin uygulanabilirliğini değerlendirdiğini belirtti.
Türkiye’nin statüsü korunurken tartışmalı konu fiili dolaşım
FTSE Russell’ın değerlendirmesi, Türkiye’nin piyasa statüsünde şu aşamada herhangi bir kötüleşme olmadığına işaret ediyor. Ancak endeks sağlayıcısının fiili dolaşım verilerinin niteliği ve hesaplanmasına ilişkin çalışmayı yakından takip etmesi, Türk piyasası açısından önem taşıyor.
Fiili dolaşım oranı, uluslararası yatırımcıların bir şirketin piyasada işlem görebilen paylarına ilişkin değerlendirmelerinde kritik göstergelerden biri. Bu nedenle verilerin doğru, ayrıntılı ve uluslararası standartlarla karşılaştırılabilir olması, özellikle FTSE Russell gibi küresel endeks sağlayıcıları açısından önem taşıyor.
FTSE Russell’ın raporunda, Türkiye’deki bazı endeks değişikliklerinin eylül ayında ertelendiği de hatırlatıldı. Kuruluş, bu sürecin ardından Borsa İstanbul ve SPK ile temasların sürdüğünü belirterek, konunun henüz tamamen kapanmadığı mesajını verdi.
Bu gelişme, son dönemde Borsa İstanbul’da özellikle düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde yaşanan sert fiyat hareketlerinin ardından daha da dikkat çekici hale geldi. Uluslararası endeks kuruluşlarının Türkiye piyasasına ilişkin değerlendirmelerinde likidite, erişilebilirlik ve sahiplik yapısına ilişkin verilerin önemi giderek artıyor.
FTSE Türkiye’yi düşürmedi, ancak dosyayı da kapatmadı
Raporun Türkiye açısından en önemli sonucu, ülkenin mevcut sınıflandırmasının korunması. Dolayısıyla FTSE Russell’ın Türkiye’yi gelişmekte olan piyasalar kategorisinde daha aşağı bir seviyeye indirdiği yönünde bir gelişme bulunmuyor.
Ancak Türkiye’nin izleme listesine alınmamış olması, piyasaya ilişkin tüm sorunların ortadan kalktığı anlamına da gelmiyor. FTSE Russell’ın Borsa İstanbul ve SPK ile fiili dolaşım verileri konusunda çalışmaların sürdüğünü açıklaması, uluslararası yatırımcıların kullandığı piyasa verilerinin kalitesi açısından yeni bir takip sürecinin devam ettiğini gösteriyor.
Özellikle son dönemde fon işlemleri ve bazı hisselerdeki olağanüstü fiyat hareketleri nedeniyle Türkiye piyasasının şeffaflığı ve işlem gören payların gerçek dolaşım oranları daha fazla tartışılır hale gelmiş durumda.
FTSE Russell’ın son raporu bu açıdan Türkiye’ye yönelik doğrudan bir sınıflandırma uyarısı içermiyor. Ancak “statü korundu, sorun bitti” şeklinde okunabilecek bir tablo da ortaya koymuyor. Küresel endeks sağlayıcısı, fiili dolaşım verileri konusunda Borsa İstanbul ve SPK ile yürütülen çalışmayı izlemeye devam ediyor.
