Kontrolmatik Teknoloji’nin (KONTR) hisselerinde yaşanan sert değer kaybı, yaklaşık 300 bin yatırımcıyı doğrudan etkiledi. Bir dönem 50 lira seviyelerinde işlem gören hisse, şirketin finansal sorunlarının ardından Yakın İzleme Pazarı’na alınırken, son dönemde 2 lira seviyelerine kadar geriledi.
KONTR’nin 2021 fiyatlarına geri dönmesi, şirketin büyüme hikâyesine güvenerek hisse alan küçük yatırımcıların zararını artırdı. Hisse 50 TL’den 2,10 TL seviyesine gerilerken, bu seviyeden yatırım yapan bir yatırımcının nominal kaybı yüzde 95’in üzerine çıktı.
“Yerli Elon Musk” söylemiyle büyüyen beklenti
Kontrolmatik’in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan, şirketin enerji, batarya, robotik ve uydu teknolojileri yatırımlarıyla uzun süre ekonomi ve teknoloji basınının gündeminde yer aldı. Aslanhan, şirketin Pomega batarya yatırımları, Plan-S uydu projeleri ve enerji depolama alanındaki yatırımları hakkında çeşitli medya kuruluşlarına açıklamalar yaptı.
Şirketin teknoloji ve enerji alanındaki yatırımları nedeniyle Aslanhan için bazı medya kuruluşlarında “Türkiye’nin Elon Musk’ı” benzetmesi kullanıldı. Bu haber ve açıklamalar, Kontrolmatik’in gelecekte yüksek büyüme potansiyeline sahip bir teknoloji şirketi olduğu yönündeki piyasa beklentisinin güçlenmesinde etkili oldu.
Aynı dönemde şirket ortaklarının gerçekleştirdiği pay satışları da KAP açıklamalarına yansıdı.
Nisan 2026’da Sami Aslanhan’ın 35 milyon 759 bin 46 adet, Ömer Ünsalan’ın ise 42 milyon 759 bin 46 adet KONTR payı, toplam 78 milyon 518 bin 92 adetlik işlem kapsamında hisse başına 10 TL fiyatla satıldı. İşlemin şirket sermayesinin yüzde 6,04’üne karşılık geldiği açıklandı.
Şirket tarafından yapılan açıklamada, satıştan elde edilen kaynağın Kontrolmatik’e faizsiz borç olarak kullandırılacağı ve işletme sermayesi ile yatırım projelerinin finansmanında değerlendirileceği belirtildi.
Tera’nın alımları yeni beklenti yarattı
KONTR’deki yatırımcı beklentisinin bir diğer önemli unsuru ise Tera’nın hisseye yönelik işlemleri oldu.
Tera’nın daha önce Destek Finans ve Özata Denizcilik gibi hisselerde gerçekleştirdiği işlemlerin ardından oluşan piyasa hareketleri, yatırımcıların KONTR’deki işlemlere de dikkat kesilmesine neden oldu. Tera’nın Kontrolmatik’teki alımları sonrasında piyasada hissenin benzer bir hareket yapabileceği yönünde beklentiler oluştu. Ancak Tera’nın bu hissede arka kapı satışları yatırımcının daha da mağdur olmasına neden oldu.
YAKIN İZLEME PAZARI
Kontrolmatik açısından tablo ise 2026 yılında önemli ölçüde değişti. Şirketin finansal yapısına ilişkin sorunların gündeme gelmesinin ardından Borsa İstanbul, KONTR’nin Yıldız Pazar’dan çıkarılarak Yakın İzleme Pazarı’na alınmasına karar verdi. Paylar 18 Haziran 2026’dan itibaren Yakın İzleme Pazarı’nda işlem görmeye başladı.
Şirketin finansman yapısı, borçları ve nakit durumu yatırımcıların temel gündem maddesi haline gelirken, hisse fiyatındaki düşüş de hızlandı.
KONTR, 2026 yılı içerisinde 50 TL seviyelerinden 2 TL seviyelerine kadar geriledi. 30 Eylül’de 2 TL seviyesini gören hisse, 7 Ekim itibarıyla yaklaşık 2,10 TL’den işlem görüyor.
Böylece 50 TL’den hisse alan bir yatırımcının elindeki payın piyasa değeri yaklaşık yüzde 95,8 oranında gerilemiş oldu.
TERA İŞLEMLERİ İNCELENSİN
Yaklaşık 303 bin yatırımcısı bulunan Kontrolmatik’te, hisse fiyatındaki bu sert düşüş yatırımcıların önemli bölümünü doğrudan etkiledi. Tera fon krizinin ardından Tera’nın daha önce işlem yaptığı hisseler de mercek altına alınırken, KONTR’deki işlemler de yatırımcıların gündemine girdi.
Tera Portföy fonlarının KONTR’deki pozisyonları ile Tera Yatırım’ın hisse üzerindeki işlemlerinin hangi tarihlerde gerçekleştiği, yatırımcıların önündeki en önemli sorular arasında bulunuyor.
Öte yandan Tera’nın KONTR’deki işlemlerinin tek başına herhangi bir usulsüzlük anlamına gelmediği belirtilirken, yatırımcılar işlemlerin zamanlaması ve büyüklüğüne ilişkin daha ayrıntılı bilgi bekliyor.
Kontrolmatik’te yaşanan süreç, şirketin geçmiş dönemdeki büyüme ve teknoloji yatırımlarına ilişkin beklentiler ile bugün ortaya çıkan finansal tablo arasındaki farkı da ortaya koydu. 50 TL seviyelerinde hisse alan yatırımcıların karşı karşıya kaldığı yüzde 95’i aşan değer kaybı, yaklaşık 300 bin kişilik yatırımcı kitlesinde önemli bir mağduriyet oluşturdu.
