Deri sektörünün köklü şirketlerinden DESA, biyoteknoloji alanında yeni bir yatırıma imza attı. Şirketin yüzde 100 iştiraki NUERA Sürdürülebilir Biyofabrikasyon Teknolojileri, San Francisco merkezli Türk biyoteknoloji şirketi GOZEN ile LUNAFORM™ biyomalzemesinin üretimi ve küresel pazarlara sunulması için uzun vadeli ve münhasır lisans anlaşması yaptı.
Anlaşma kapsamında GOZEN’in LUNAFORM™ biyomaleme platformu ve BioCraft biyofabrikasyon teknolojisi, NUERA’nın İstanbul’daki üretim tesisiyle DESA’nın endüstriyel üretim altyapısında bir araya gelecek. Ağustos 2026’da kurulan NUERA, biyomalzemenin araştırma ve geliştirmesinden üretimine, ölçeklendirilmesinden farklı sektörlerde ticarileştirilmesine kadar tüm süreçleri yönetecek.
İstanbul’da üretilecek, küresel pazarlara sunulacak
LUNAFORM™, mikroorganizmaların biyofabrikasyon süreciyle doğal nanolif yapıları oluşturmasıyla elde edilen hayvansal olmayan bir biyomalzeme olarak öne çıkıyor. NUERA’nın İstanbul’daki tesisinde üretilecek malzemenin, mikroorganizmalar aracılığıyla yaklaşık yedi günde yetiştirildiği belirtiliyor.
Şirketin verdiği bilgilere göre hasat edildiği haliyle yüzde 100 biyobazlı olan LUNAFORM™, USDA Certified Biobased Product sertifikasına sahip. İstanbul’daki tesisin yıllık yaklaşık 15 bin metrekare üretim kapasitesi bulunurken, kapasitenin talebe bağlı olarak artırılabileceği ifade ediliyor.
İstanbul’da üretilen biyomalzeme, DESA’nın Çorlu’daki LWG Gold sertifikalı tabakhanesinde işlenerek markaların taleplerine göre renk, doku ve kalınlık bakımından özelleştirilecek. Böylece malzemenin lüks moda ve tasarım sektörüne yönelik farklı ürünlerde kullanılması hedefleniyor.
İş birliğinin önemli unsurlarından biri de mevcut üretim altyapısının kullanılabilmesi. DESA, LUNAFORM™’un tabakhanelerdeki mevcut makine parkıyla işlenebildiğini ve bu sayede ek yatırım ihtiyacının azaltılabileceğini belirtiyor.
DESA’nın üretim gücüyle moda ve otomotive açılacak
NUERA’nın iş modeli yalnızca biyomalzeme üretimiyle sınırlı kalmayacak. LUNAFORM™ kullanılarak tasarlanan ürünlerin DESA’nın İstanbul ve Düzce’deki fabrikalarında, ayrıca İtalya’nın Toskana bölgesindeki DESA Internazionale tesisinde üretilmesi planlanıyor. DESA’nın dağıtım ağı da ürünlerin uluslararası pazarlara ulaştırılmasında kullanılacak.
Şirket, biyofabrikasyondan bitmiş ürüne kadar uzanan bu entegre yapıyla markaların farklı tedarikçilerle ayrı ayrı çalışmak yerine tek bir iş ortağı üzerinden üretim sürecini yönetebilmesini amaçlıyor. LUNAFORM™ için otomotiv şirketleriyle de konsept doğrulama projelerinin başlatıldığı, teknolojinin kullanım alanının moda sektörünün ötesine taşınmasının hedeflendiği bildiriliyor.
DESA CEO’su ve NUERA’nın kurucusu Burak Çelet, biyoteknolojik malzemelerin sektörde giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, şirketin uzun süredir farklı teknolojileri araştırdığını söyledi. Çelet, bakteriyel selüloz fermantasyonunu deri sektörüne uyum açısından öne çıkan teknolojilerden biri olarak değerlendirdiklerini ve aradıkları teknolojik birikimi GOZEN’de bulduklarını ifade etti.
Çelet, yeni malzemenin mevcut tabakhane altyapısında işlenebilmesinin önemine dikkat çekerek, laboratuvar ölçeğinden endüstriyel seri üretime geçişte yaşanan zorlukların aşılmasını hedeflediklerini kaydetti.
GOZEN CEO’su ve LUNAFORM™’un mucidi Ece Gözen Akın ise yeni nesil malzemelerin geliştirilmesinin tek başına yeterli olmadığını, bunların küresel pazarlarda karşılık bulabilmesi için yeni iş modellerine ve iş birliklerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Akın, NUERA’yı bu yaklaşımın endüstriyel ölçekte hayata geçirilmesini sağlayan bir model olarak tanımladı.
GOZEN’in ilk risk sermayesi yatırımcısı SOSV’nin genel ortağı ve San Francisco ofisinin yönetici direktörü Po Bronson da iş birliğinin, biyoteknolojik malzemelerin endüstriyel üretime taşınması açısından önemli olduğunu ifade etti. Bronson, GOZEN’in teknolojik yetkinliğinin DESA’nın deri işleme deneyimi ve üretim kapasitesiyle bir araya gelmesinin yeni nesil malzemelerin ticarileştirilmesi için güçlü bir zemin oluşturduğunu söyledi.
