Teknikvetakas.com yazarı Ahmet Güven’in değerlendirmesine göre, ASTOR Enerji’nin 30 Haziran 2026 tarihli bilançosunda 14,3 milyar TL tutarında kısa vadeli yatırım fonu bulunuyor. Ancak Güven, fonların isimlerinin, kodlarının ve her bir fondaki yatırım tutarının açıklanmadığına dikkat çekiyor. Şirketin önceki bilançosunda bu konuda daha ayrıntılı bilgi bulunduğunu belirten Güven, yatırımcıların portföyün içeriğini görebilmesi gerektiğini savunuyor.
ASTOR Enerji’nin 28 Eylül 2026 tarihli KAP açıklamasında, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiyeye tabi tutulan fonlardan Hedef Portföy bünyesindeki iki ve Pardus Portföy bünyesindeki bir fon olmak üzere toplam üç fonda 376 milyon 611 bin 868 TL yatırımının bulunduğu bildirilmişti. Şirket ayrıca Tera Grubu ve Pusula Grubu şirketleri ile fonlarında yatırımı olmadığını açıklamıştı.
Güven, bu açıklamadan hareketle 14,3 milyar TL’lik portföyün tamamının tasfiyeye tabi tutulan fonlarda bulunduğu sonucuna varılamayacağını vurguluyor. Bununla birlikte, söz konusu tutarın tamamının risksiz ve anında kullanılabilir nakit olarak değerlendirilmesinin de doğru olmayacağını belirtiyor.
Fon satış zararları ve diğer finansal yatırımlar gündemde
Ahmet Güven’in dikkat çektiği bir diğer konu, ASTOR Enerji’nin 2026 yılının ilk altı ayında açıkladığı 281 milyon TL tutarındaki fon satış zararı. Güven, bu zararın hangi fonlardan kaynaklandığının açıklanması gerektiğini savunarak, özellikle portföyün büyük bölümünün para piyasası fonlarında bulunması durumunda zararın kaynağının yatırımcılar açısından önem taşıdığını ifade ediyor.
Güven’in yazısında ayrıca şirketin 30 Haziran 2026 bilançosunda, “A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Tahvil” adıyla 619,8 milyon TL tutarında uzun vadeli finansal yatırım bulunduğuna işaret ediliyor. Bu yatırımın niteliği ve diğer finansal varlıklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Yazının merkezindeki soru, ASTOR’un üretim faaliyetlerinden bağımsız olarak finansal varlıklarını nasıl yönettiği ve yatırımcıların bu varlıkların risklerini değerlendirebilmek için yeterli bilgiye sahip olup olmadığı. Güven, fon bazında dağılımın ve nakde dönüş koşullarının açıklanmasının şeffaflık açısından önem taşıdığını savunuyor.