Ekonomi basınının deneyimli isimlerinden Ruhi Sanyer, halka arz sürecini ve sermaye piyasalarında yaşanan fon krizini ele aldığı yazısında, şirket patronlarının borsadan yararlanırken küçük yatırımcının ağır kayıplarla karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Ekonomim’de 28 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan “Patronlar borsayı bizim paramızla öğrendi, faturayı bize kesti” başlıklı yazısında Sanyer, son üç yılda halka arz başvurusu yapan şirketlerin neredeyse tamamına borsaya açılma izni verildiğine dikkat çekti. Peş peşe gelen halka arzlarla şirketlerin milyarlarca liralık kaynak sağladığını belirten Sanyer, bu süreçte yatırımcının ne kazandığının ve ne kadar kaybettiğinin yeterince sorgulanmadığını ifade etti.
Sanyer’in değerlendirmesine göre asıl sorun, borsanın şirketlere finansman sağlama işlevinin ötesine geçerek bazı patronlar açısından kısa vadeli kazanç elde etme aracına dönüşmesi. Bir şirketin halka arz edilmesindeki temel amacın şirkete kaynak sağlamak ve yatırımcıyı şirketin geleceğine ortak etmek olduğunu hatırlatan Sanyer, bu beklentinin karşılanmadığı örneklere işaret etti.
Halka arzlarda denetim ve şeffaflık tartışması
Sanyer, halka arz döneminde şirket patronlarının borsayı yalnızca finansman aracı olarak değil, hisse fiyatları üzerinden kazanç sağlayabilecekleri bir alan olarak görmeye başladıkları yönündeki uyarıların daha önce de gündeme geldiğini belirtti.
Yazıda, bazı halka arzlarda yatırımcılardan toplanan paraların amaçlanan şekilde kullanılmadığına ilişkin sorunlara ve bazı patronların hisse fiyatlarını yükseltmek amacıyla manipülatörlerle iş birliği yaptığı iddialarına dikkat çekildi. Sanyer, bu tür gelişmeler karşısında yeterince erken ve etkili adımlar atılmadığını savundu.
Fon skandalının ardından soruşturma başlatılan şirketlerin de bu tartışmaların merkezinde yer aldığını belirten Sanyer, yaşananların önceden görülebilecek riskler taşıdığı değerlendirmesini yaptı.
Yazının en dikkat çekici noktalarından biri, piyasalardaki denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkinliğine ilişkin eleştiri oldu. Sanyer, bazı patronların ve yöneticilerin karşılaştıkları yaptırımların caydırıcılığı konusunda soru işaretleri bulunduğunu ifade ederken, sermaye piyasalarında şeffaflığın önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Fon krizinin faturası yine yatırımcıya çıktı
Sanyer’e göre fon skandalının etkileri yalnızca doğrudan mağdur olan yatırımcılarla sınırlı kalmayabilir. Borsaya duyulan güvenin zedelenmesi, gelecekteki halka arzlara katılımı da olumsuz etkileyebilir. Bu durum, sermaye piyasalarından gerçekten yararlanarak büyümek isteyen şirketlerin finansman olanaklarını da daraltabilir.
Sanyer, soruşturmaların sonuçlarının beklenmesi ve iddialarla kanıtlanmış gerçeklerin birbirinden ayrılması gerektiğini de vurguladı. Bununla birlikte, geçmişte yapılan uyarıların dikkate alınmamasının bugün yaşanan güven sorunuyla bağlantılı olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Yazının temel mesajı ise açık: Borsa üzerinden kaynak sağlayan şirketlerin ve patronların elde ettiği avantajların karşılığında, yatırımcıların da şirketlerin büyümesinden pay alması bekleniyor. Bu denge bozulduğunda yalnızca birikimlerini kaybeden yatırımcılar değil, sermaye piyasalarının tamamı zarar görüyor.
Kaynak: Ruhi Sanyer, Ekonomim, “Patronlar borsayı bizim paramızla öğrendi, faturayı bize kesti”, 28 Ekim 2026.
Etiketler: Borsa İstanbul, Fon Krizi, Halka Arz