Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmaya yönelik YEKA RES-2026 yarışmasında en büyük saha olan Sivas RES’in kazananı Metgün Enerji oldu. Şirket, 320 MWe bağlantı kapasitesine sahip proje için kilovatsaat başına 3,50 euro-sent elektrik satış fiyatı ve megavat başına 30 bin euro katkı payı teklif etti.
Güneş, rüzgâr ve hidroelektrik kaynaklarına dayalı enerji portföyü bulunan Metgün Enerji, Sivas RES yatırımıyla rüzgâr enerjisindeki kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor.
Proje kapsamında üretilecek elektriğin satışında iki ayrı dönem uygulanacak. Sözleşmenin imzalanmasından itibaren ilk 72 aylık dönemde, santralin devreye girmesiyle birlikte elektrik serbest piyasada satılacak. Bu sürenin tamamlanmasının ardından 20 yıllık alım dönemi başlayacak ve yarışmada belirlenen kilovatsaat başına 3,50 euro-sentlik fiyat geçerli olacak.
Metgün Enerji, Bakanlık onayı ve YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından proje çalışmalarına başlamayı planlıyor.
Kurulu güç 594 MW’a çıkacak
Halen 274,44 MW kurulu güce sahip olan şirket, Sivas RES’in tamamlanmasıyla portföyüne 320 MW daha ekleyecek. Böylece Metgün Enerji’nin toplam kurulu gücü 594 MW’a yükselecek. Bu artış, mevcut kapasiteye göre yaklaşık yüzde 117’lik büyümeye karşılık geliyor.
Sivas yatırımı, şirketin 2030 yılı için belirlediği 1.000 MW kurulu güç hedefine ulaşmasında da önemli bir kilometre taşı olacak.
Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, Sivas RES’in YEKA RES-2026 kapsamında yarışmaya açılan en büyük proje olduğunu belirterek, santralin tamamlandığında şirket portföyünün de en büyük yatırımı olacağını söyledi.
Yerli ekipman ve rüzgâr sanayisine katkı hedefi
Işık, mevcut santrallerin geliştirilmesi, inşası ve işletilmesi süreçlerinde edindikleri deneyimi Sivas projesine aktaracaklarını ifade etti.
Türkiye’nin 2035 yılı için belirlediği 120 bin MW rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu güç hedefine de dikkat çeken Işık, Sivas RES’in şirketin rüzgâr enerjisindeki varlığını güçlendireceğini vurguladı.
Yatırımın yalnızca enerji üretimine değil, yerli ekipman üretiminin desteklenmesine, tedarik zincirinin güçlendirilmesine ve Türkiye’deki rüzgâr enerjisi sanayisinin gelişimine de katkı sağlaması hedefleniyor.

