• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
5 Eylül 2026 Cumartesi
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

AKP’nin faiz inadının arkasında ne var

Prof.Dr.Esfender Korkmaz, AKP'nin düşük faiz inadının arka planında yatan gerekçeyi yazdı.

- editor
Ağustos 23, 2022
- Eko Dünya, Özel Haber
0
Paranın yönü neresi?

Paranın yönü neresi?

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

2018’de kurlar artmaya başlayınca, Merkez Bankası faizleri kademeli artırdı ve Ağustos 2018’de yüzde 24’e çıkardı.

Faiz oranları artınca 2018 Eylül ayında 6,3503 olan dolar kuru, 2019 Eylül ayında 5,7150’ye geriledi.

Sponsorlu Bağlantılar

2018 Ağustos’ta yüzde 25,32 ve 2022 Ekim’de yüzde 40,22 olan Yİ-ÜFE 2019 Ağustos ayında yüzde 6,39’a geriledi.

İlgiliHaberler

Faiz Tuzağı: Tüketimi Şişirdi, Tasarrufları Eriitti

Yanlış yapılmasaydı 1 dolar 12.95 lira olacaktı!

Yabancı sermaye deve midir, kuş mudur?

Kurların ve enflasyonun düşmesine paralel olarak Merkez Bankası da gösterge faizini kademeli düşürdü ve faiz oranı 2019 yılı sonunda yüzde 12 ve 2020 Mayıs ayında yüzde 8,25 oldu.

Sponsorlu Bağlantılar

Tam faiz-kur ve enflasyon istikrar bulmuşken, neden hükümet MB’ye ve faize müdahale etti?

Rekabetçi kur müdahale gerekçesi olamaz, çünkü 2020’de MB TÜFE bazlı reel kur endeksine göre TL, zaten yüzde 30 daha düşük değerde idi.

Faizlere ve Merkez Bankası’na müdahale bütün dünyanın ve aklı çalışan herkesin aklını karıştırdı, zira iktisadi açıdan rasyonel, doğru ve istikrar amaçlı değil. Bu durumda akla acaba başka hesaplar mı var, sorusu geliyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Din penceresinden bakarsak, eğer faiz nas ise, yüzde 13 de faizdir. Dahası yüzde 37 eksi reel faize ne demek gerekiyor?

Eksi reel faiz arttıkça, üretim ve hizmet maliyetleri de artıyor. Çünkü üretimde kullanılan ithal girdi oranı yüksektir. Ulaştırma maliyetleri de artıyor, çünkü hükümet, kamu-özel işbirliği anlaşmalarını dolar garantili yaptı.

Aşağıdaki grafikte maliyet artışında brüt ücret artışının etkisi olmadığı görülüyor. Maliyet artışının tek nedeni kur artışıdır. Hatta kur artışının kendinden daha büyük maliyet artışları yarattığını görüyoruz.

Aslında hükümetin yapması gerekenler zor değil;

Bir istikrar programı hazırlayacak. Bu program içinde; faizleri enflasyon seviyesine çıkaracak. Dolaylı yoldan mülkiyete müdahaleyi durduracak. TL’den kaçış duracak. Kurlar enflasyon kadar artmayınca zaten TL değer kazanmış olacak. Şu anda TL yüzde 46 oranında daha düşük değerdedir.

Bir yandan da, cari açığı azaltacak. Bunun için üretimde kullanılan ithal girdi payını azaltacak. İthal girdi içinde teknolojinin payı düşüktür. Pamuk, iplik, deri gibi ara malı ve ham maddelerin de içeride üretilmesi için yüksek teşvik verecek. Devletin kendisi de geçici olarak bu malları üretecek. İthal girdi payı yüzde 40’lar düzeyinden yüzde 15 düzeyine gelirse, cari açık kalmaz.

Dahası, Çin’den yaptığımız ithalat içinde incik, boncuk, plastik, deri eşya gibi mallara kota koyacak.

Merkez Bankası’na bağımsızlık verilecek. Kambiyo sistemi değişecek, sıcak para kontrol edilecek. Doğrudan yatırım sermayesi teşvik edilecek.

Devlette ithal araba kullanmak yasaklanacak. Konvoylar yasaklanacak.

Bütçede Meclis ve Sayıştay denetimi artacak.

Bütçeden popülist amaçlı harcamalar kısılacak, bu kaynaklar ara malı ve ham madde üretimi için yatırımlara tahsis edilecek.

Kamu-özel işbirliği anlaşma yasası iptal edilecek. Altyapı yatırımları bütçeden veya yap-işlet-devret modeline göre verilecek.

Bunları bir plan içinde bugünkü iktidar yapar mı? Yapmazsa Türkiye, cumhuriyet tarihinin en ağır krizi içinde kalacaktır.

Etiketler: prof.dr.esfender korkmaz
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Amerika Rusya ile ticaret konusunda bu kez Türk şirketlerini uyardı!

Sonraki Haber

ev sahibi-kiracı mahkemeden önce arabulucuya gidecek!

editor

Sonraki Haber

ev sahibi-kiracı mahkemeden önce arabulucuya gidecek!

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri