• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
4 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

Esfender Hoca Türkiye’ye yapılan Büyük Kötülüğü Açıkladı!

Prof.Dr. Esfender Kormaz'a göre, Eğitimdeki ideolojik tuzak Türkiye'ye yapılan en büyük kötülük!

- editor
Mart 8, 2024
- Eko Dünya, Özel Haber
Prof.Dr. Esfender Korkmaz

Prof.Dr. Esfender Korkmaz

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye’de eğitim sistemi, 1990’lı yıllardan başlayarak hızlı bir şekilde Siyasi İslam’ın ayağı Gülen cemaatinin taassubunda kaldı. Bu nedenle adeta bir kültürel düşüş yaşandı.

Ancak bir veya birkaç kişi de olsa, eğitimin başındakiler bile eğitime ideolojik pencereden bakıyorsa, eğitim çıkmazda demektir.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Eğer eğitimin başında olan Millî Eğitim Bakanı eğitimi aynı paralelde yorumlarsa, sorun daha da büyük demektir.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin katıldığı bir canlı yayında sunucunun “Şeriatı öven kitap mı yazdınız?” sorusuna “Keşke Şeriatı övecek kadar bilgim olsaydı da yazsaydım” yanıtını vermişti.

Osmanlı’nın geri kalmasının, idari ve jeopolitik nedenleri olmakla birlikte, temel neden eğitimde ve bilimde geri kalmasıdır

Osmanlı’da, ilköğretim yerine hayırsever kişiler ve dini cemaatler tarafından kurulan ve 5-6 yaşlarında çocuklara eğitim veren, mahalle mektepleri ve sıbyan mektepleri vardı. Bunlar şeyhülislama bağlıydı. Bu okullarda, okuma, yazma ve dört işlemle birlikte temel amaç Kur’an’ı öğretmekti. Bunun için de eğitim dili Arapça idi. Tanzimat dönemine gelinceye kadar, kızlar sıbyan okulundan sonra eğitim görmezlerdi.

Şeyhülislam da; “dinin temelini sağlamlaştırmak için sorun kaynağında halledilmelidir” diyor ve eğitim sisteminde baştan sona din esaslı bir düzenleme yapılıyordu.

AlakalıHaberler

Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor

THY Dubai’ya Yeniden Uçuyor

Siber Güvenlikte Kadınlara Yeni Kariyer Kapısı: Burgan Bank’tan “Bilgi Güvenliği 360” Hamlesi

Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin tamamına yakını fıkıh, hadis, kelam, tefsir dersleriydi. “Felsefe, matematik ve fen bilimleri geleneksel medrese müfredatında yer almıyordu.”

Siyasi iktidar, herkesi İmam Hatip Liseleri’ne yönlendirmek istiyor. Birçok bakan da bundan övgüyle bahsediyor. Oysa Diyanet İşleri’nin 2017-2021 stratejik planında, tehditler arasında “İlahiyat ve İmam-Hatip Lisesi mezunu sayısının kontrolsüz, plansız artışı ve mezunların nitelik sorununun bulunması” da bir madde olarak yer alıyor. Bütün bunlar, gençlerin siyasi olarak istismarı demektir. Bir toplumun gençlerinin siyasette kullanılması, ideolojide kullanılması, ülke geleceği için risk oluşturuyor.

Protestanlığın kurucusu Martin Luther’in gerekçelerinden birisi de eğitimin bağnaz olmaktan çıkarılması ve laikleştirme hedefi olmuştur. Luther, eğitimin yararlarını söylerken “iyi okullar hayattaki tüm doğru davranışların çiçek açtığı bir ağaçtır ve ağaçların çürümesi durumunda dinde ve tüm sanat kollarında körelme kaçınılmazdır” demiştir.

Kalkınmanın önemli şifrelerinden birisi de insan gücü potansiyelini etkin kullanmaktır. Bunun için de mesleğe yönelme ortaöğrenimde başlamalı, yükseköğrenimde devam etmelidir. Biz eğitime ideolojik bakarak kurumsal yapısını bozduğumuz için, yurt dışında eğitim talebi arttı. Eğittiğimizi de Türkiye’de tutamıyoruz. Beyin göçü arttı.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Vasıflı iş gücü yetiştirmek için her ülke büyük kaynaklar ayırır. Bir ülkenin yetiştirdiği vasıflı insanlar, gençler, bilim adamları, hekim, mühendis, başka ülkeye gidip, orada kalıp çalışmaya başlarsa, bu katlanılan maliyetin atıl kalması demektir. Bu şekildeki insanların göçüne “Beyin göçü (brain drain)” deniliyor.

Göç veren ülkeler gelişmekte olan ülkelerdir. Yani beyin göçü temelde gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yönelik bir kaynak aktarımıdır. Beyin göçünün genel nedenleri, işsizlik, çalışma ve araştırma imkânları, demokrasi sorunu gibi çeşitli sorunlardır.

Beyin göçü İlk ve Orta Çağlarda kilise baskısı ve fikir baskısı ve siyasi nedenlerle ortaya çıkmıştır. Avrupa’da en büyük beyin göçü İkinci Dünya Savaşı öncesi Hitler nedeniyle olmuştur. En büyük göçü alan ülke de ABD olmuştur. Albert Einstein da Almanya’dan ABD’ye göç eden bilim insanlarından biridir. ABD’ye göç edenler, ABD’nin bilim, teknik ve eğitim alanında kalkınmasına büyük katkı yapmışlardır.

Aynı şekilde Atatürk’ün projesi olarak Türkiye’ye gelen Alman profesörler de Üniversitelerin organizasyonu ve gelişmesinde etkili olmuş, kamu reformlarında da görev almışlardır.

Beyin göçü Türkiye için karşılığı olmayan beşeri sermaye kaybına yol açmaktadır. Beşeri sermaye kalkınmanın en önemli ayağıdır. Bu sermayenin kaybı, ülke kalkınmasını da olumsuz etkiliyor. Bugün göçe eğer çözüm bulunmazsa, Türkiye genç beyinleri kaybedecektir.

Yurt dışında eğitime talebin ve beyin göçünün artmasının nedeni; eğitimin ideolojik kalıplara sokulması, her alanda güven kaybı ve gençler arasında yüksek işsizliktir.

Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Midas Menkul Hiçbir Kurala uymamış!

Sonraki Haber

Konutta Balonun Belgesi!

editor

İlgili Gönderiler

Türkiye’nin en değerli markasının hissesi 243 gün önceki fiyata geriledi
Özel Haber

THY Dubai’ya Yeniden Uçuyor

Haziran 3, 2026
Bankacılık

Siber Güvenlikte Kadınlara Yeni Kariyer Kapısı: Burgan Bank’tan “Bilgi Güvenliği 360” Hamlesi

Haziran 3, 2026
Garanti BBVA’dan 80. Yıla “Kurumsal Hafıza” Vurgusu
Bankacılık

Garanti BBVA’dan 80. Yıla “Kurumsal Hafıza” Vurgusu

Haziran 3, 2026
Altın fiyatı düştü, vatandaş kuyumcuya akın etti: Kuyruklar uzadı
Altın

Altında 11 Bin Dolarlık Hava Parası Buhar Oldu!

Haziran 2, 2026
Eminevim’den Sıfır Atık Hamlesi: 53 Ton Kâğıt ve 80 Ton Karbon Tasarrufu
Özel Haber

Eminevim’den Sıfır Atık Hamlesi: 53 Ton Kâğıt ve 80 Ton Karbon Tasarrufu

Haziran 2, 2026
Bankacılık

Özel Bankalar Daha Az Personelle Yarışıyor, Kamu Bankaları İstihdamda Devleşiyor

Haziran 2, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.