An itibarıyla asgari ücret ve enflasyon belli oldu. Her ikisi için birlikte değerlendirmeler yapalım.
Öncelikle ekte yer alan tabloları, değerlendirmeleri okumadan önce incelemek okuyucu açısından daha verimli olacaktır.

1- 2025 yılı enflasyon analizi.

2- Avrupa ülkelerinde gelişmiş ekonomiler ve ikinci sınıf Avrupa kıta ülkeleri enflasyon oranları ve Türkiye enflasyon karşılaştırmaları.

3- 2025 yılı kur gelişimi.

4- 1999-2025 arası asgari ücret üzerine rakamsal gelişmeler.

2025 yılı enflasyon gelişimini aylık bazda, aylık kümüle olarak, yıllık bazda TÜİK–ENAG ve her ikisi karşılaştırmalı olarak bulabilirsiniz.
KOBİ’ler bu tablo ve kur gelişim tablosunu, yıllık kârlarını özkaynak kârlılığı anlamında gerçekliğini anlamak ve değerlendirmek için kullanabilirler. Yanlış kabul ve öngörüler, 2026 bütçe planlamaları ve nakit akışlarının en baştan sıkıntılı olmasına neden olacaktır.
Ülkemizin yıllık enflasyonu ile Avrupa kıtasında birinci sınıf ve ikinci sınıf ülke ekonomileri olarak nitelendirilebilecek ülkelerin enflasyonunu, her iki grup için oluşturulan tablolarda Türkiye’nin 2025 yıllık enflasyonu ile karşılaştırarak değerlendirebilirsiniz.
Asgari ücret tarafına baktığımızda ise öne çıkan konu başlıkları aşağıda sıralanmıştır. Çalışanlar, gerçekte son yirmi yılda gerçek satın alma güçlerindeki aşınmayı ve buna göre sosyal gerçekliklerini değerlendirme şansını bulurken, KOBİ’ler ise özellikle “key person” dediğimiz insan sermayesini kaybetmemek için yeni yıl zamlarını neye göre ve nasıl belirlemeleri gerektiği konusunda fikir sahibi olabilirler.
- 2023-2024-2025 kur politikaları, kurun baskı altında kalması nedeniyle asgari ücret USD bazlı artmış gibi gözükmekle beraber, gerçek enflasyon ve satın alma gücü açısından her yıl gerilemiştir.
- ENAG enflasyonunun açıklanmaya başlandığı 2022 yılından bu yana TÜİK ve ENAG tarafından açıklanan enflasyon farkı nedeniyle 2022-2025 döneminde çalışanın reel kaybı %166,49 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum fakirleşmenin boyutunu net biçimde ortaya koymaktadır.
- Asgari ücret–çeyrek altın fiyatı karşılaştırmalı bakıldığında ise 1999’dan bu yana tarihin en düşük, asgari ücretle alınabilir çeyrek altın seviyesine gelinmiştir. 2000’li yıllarda asgari ücretle 10,11 adet çeyrek altın alınabilirken, 2026’da asgari ücretle sadece 2,88 adet çeyrek altın alınabilmesi fakirleşmenin bir başka ifadesidir.
- 1999-2025 arası dönemde, 2022’ye kadar TÜİK kümülatif enflasyonu karşısında çalışanın/işçinin kümülatif kazanımı, 2026 Ocak ayı itibarıyla nominal olarak 2000 yılı seviyesine geri dönmüş gözükmektedir. Kaldı ki gerçek enflasyon ve satın alma gücü kaybı bunun çok daha üzerinde gerçekleşmiştir.
- 2026 Ocak ayı açlık sınırı 30.143 TL, yoksulluk sınırı ise 98.188 TL olmuştur. 2026 yılı için artırılan asgari ücret ise 28.075 TL’dir.
- 2026 zamlı asgari ücret, 2026 Ocak ayı itibarıyla açlık sınırının %7,36, yoksulluk sınırının ise %249,73 altında kalmıştır.
- 2026 Ocak ayı itibarıyla Türkiye’de çalışan sayısı 32.737.000 kişi olmuştur. Asgari ücretle çalışan sayısı ise yaklaşık 11.500.000 kişidir; çalışanların %31’i asgari ücretlidir.
- AB İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre Avrupa’da 21 ülkede asgari ücretle çalışan sayısının yaklaşık 13.000.000 civarında olması, Türkiye’de gelir dağılımı bozukluğu ve çalışan fakirliğinin net bir göstergesidir.
- GSMH ve kişi başına düşen millî gelirin artışı sürekli bir başarı olarak sunulurken, 1974 yılında brüt asgari ücretin GSMH kişi başı gelire oranı %80,6 iken bu oranın 2025’te %43,6’ya gerilemesi; hem çalışanın fakirleşmesinin hem de GSMH içinde gelir adaletinin ne derece bozulduğunun açık göstergesi değil midir?
- Diğer taraftan, gelir vergisi dilimlerinin 2000 yılında asgari ücretin 22 katıyken 2025’te sadece 6,1 katına düşürülmesi; zaten satın alma gücü ciddi şekilde azaltılan asgari ücretin, vergi politikaları yoluyla da çalışanın aleyhine işlediğini göstermektedir.
Sapere Aude





