Türkiye sermaye piyasaları, Borlease Otomotiv vakasının yarattığı sarsıntıyı hâlâ atlatabilmiş değil. Halka arzdan yaklaşık 1,3 milyar TL toplayan şirket, aradan sadece iki yıl geçmesine rağmen çeklerini ve tahvil ödemelerini yapamaz duruma gelmiş; on binlerce yatırımcı iki ay gibi kısa sürede yüzde 90’a varan kayıplarla karşı karşıya kalmıştı.
Bu tablo henüz hafızalardaki yerini korurken, araç kiralama sektöründen yeni bir şirketin daha borsaya gelmeye hazırlanması piyasada sert tartışmaları beraberinde getirdi.
“Borlease’ten ders çıkarıldı mı?” sorusu yeniden gündemde
Intercity markasıyla faaliyet gösteren Ekim Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş., halka arz için hazırladığı izahnameyle Sermaye Piyasası Kurulu’na başvurdu. Ancak sektörün yapısı, finansman bağımlılığı ve makroekonomik kırılganlıklar dikkate alındığında, yatırımcılar ve piyasa uzmanları şu soruyu soruyor:
Borlease örneğinden sonra aynı sektörden yeni bir halka arza izin verilmesi ne kadar doğru?
Araç kiralama sektörü; yüksek borçluluk, döviz kuru ve faiz hassasiyeti, ikinci el araç fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, vergi ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle krize en açık sektörlerin başında geliyor. Bu risklerin büyük bölümü, Ekim Turizm’in izahnamesinde de açık şekilde kabul ediliyor.
SPK’nın yaklaşımı tartışılıyor
Borlease vakasında yaşananlar sonrası gözler bir kez daha Sermaye Piyasası Kurulu’na çevrildi. Piyasalarda, “SPK’nın artık sadece bilanço değil, sektör riskini de dikkate alması gerektiği” yönündeki eleştiriler giderek yükseliyor.
Uzmanlara göre, halka arzdan elde edilen kaynakların nereye gittiği, şirketlerin borç çevirme kabiliyeti ve ekonomik şoklara dayanıklılığı, artık yatırımcı korunması açısından kritik önemde.
“Sanayi yok, kahvaltı şirketleri var” eleştirisi
Son dönemde borsaya gelen şirket profili de ayrı bir tartışma başlığı. Sanayi ve üretim şirketleri yerine; süt, peynir, reçel gibi gıda firmalarının ağırlık kazanması piyasada “kahvaltı şirketleri furyası” eleştirilerine neden olmuştu. Şimdi bu tabloya yeniden yüksek riskli araç kiralama sektörünün eklenmesi, borsanın yapısına dair soru işaretlerini artırıyor.
Yatırımcı güveni yeniden sınanıyor
Borlease örneğinde sadece bireysel yatırımcılar değil, tahvil alacaklısı birçok finansal kurum da zor durumda kalmıştı. Benzer bir senaryonun tekrar yaşanması halinde, bunun etkilerinin sadece yatırımcılarla sınırlı kalmayacağı, piyasa güvenini doğrudan zedeleyeceği ifade ediliyor.





