Haziran ayında 20 lira seviyelerinde işlem gören DOFER Yapı Malzemeleri hissesi, kısa sürede dikkat çekici bir yükseliş sergileyerek Kasım ayına kadar soluksuz biçimde 66 liraya kadar taşındı. Aynı dönemde Borsa İstanbul’da endeks yaklaşık 11 bin puan seviyelerinden yükselişe geçerek 12 bin 668 puanla tarihi zirvesini gördü. Endeksin söz konusu süreçte yaklaşık yüzde 15 değer kazandığı hesaplandı.
Ancak endeksin rekor kırdığı bu dönemde DOFER hissesi endeksle paralel hareket etmek yerine sert bir ayrışma yaşadı. Kasım ayı itibarıyla, yükseliş sürecini yönettiği öne sürülen bir grubun, endeksin zirve seviyelere ulaşmasını fırsat bilerek hissede yüklü satışlara başladığı iddia ediliyor. Bu satışların önemli bir bölümünün “yurtdışı işlemler” olarak kayıtlara geçmesi ise piyasa kulislerinde dikkat çekti.
YÜKSELEN ENDEKSTE YÜZDE 51 DÜŞTÜ
Satış dalgası kısa sürede sert bir düşüşe dönüştü. DOFER hissesi 66 liradan 32 liraya kadar gerileyerek yaklaşık yüzde 51 oranında değer kaybetti. Düşüş sürecindeki en çarpıcı detay ise hissede yaşanan olağanüstü volatilite oldu. DOFER hissesi bu süreçte tam 18 kez devre kesiciye gitti. Bu sayı, Borsa İstanbul’da nadiren görülen ve fiyat oluşumunun sağlıklı işleyip işlemediğine dair soru işaretlerini artıran rekor düzeyde bir tablo olarak değerlendiriliyor.
Piyasa çevrelerinde dile getirilen iddialara göre, hisse Haziran–Kasım döneminde hızlı ve suni bir yükselişle yukarı taşındı, endeks rallisi satış için uygun zemin olarak kullanıldı ve zirve seviyelerde koordineli, agresif satışlar yapıldı. Sert düşüş sırasında sık sık devre kesiciye gidilmesi nedeniyle küçük yatırımcıların pozisyonlarını sağlıklı biçimde yönetemediği de öne sürülüyor.
Ortaya çıkan tablo rakamlarla çarpıcı bir karşıtlık sunuyor. Endeksin yaklaşık yüzde 15 yükseldiği 2,5 aylık dönemde DOFER hissesi yüzde 51 değer kaybederken, hissede 18 kez devre kesici çalıştı. Bu durum, “endeks yükselirken bir hisse nasıl bu kadar sert düşebilir?” sorusunu gündeme taşırken, gözler olası bir SPK incelemesine çevrildi.
Uzmanlar, özellikle hızlı yükselen ve likiditesi sınırlı hisselerde endeks rallisinin yatırımcıyı her zaman korumadığını, aksine bu tür dönemlerin manipülatif hareketler açısından riskli olabileceğini vurguluyor.





