Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Mart 2026 konut satış verileri, piyasada yüzeyde dengeli görünen ancak detayda zayıflayan bir tabloya işaret ediyor.
Türkiye genelinde ilk el konut satışları mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 artarak 35 bin 725’e yükseldi. Buna karşın ikinci el konut satışları yüzde 3,6 azalarak 77 bin 642’ye geriledi. Toplam satışlar içinde ikinci elin payı yüzde 68,5 ile ağırlığını korurken, ilk el konutların payı yüzde 31,5 seviyesinde kaldı.
Ancak arındırılmış veriler, piyasadaki gerçek eğilimin daha zayıf olduğunu gösteriyor. Takvim etkilerinden arındırılmış serilere göre ilk el satışlar yüzde 1,8, ikinci el satışlar ise yüzde 6,2 düşüş kaydetti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık verilerde ise gerileme daha belirgin: ilk el satışlar bir önceki aya göre yüzde 9,6, ikinci el satışlar yüzde 5,5 azaldı. Bu durum, konut talebinde ivme kaybına işaret ediyor.
Mart ayında en dikkat çekici gelişme ise ipotekli satışlarda yaşandı. Kredili konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 artarak 25 bin 978’e yükseldi. Toplam satışlar içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 oldu. Buna karşılık diğer satış türleri yüzde 9,6 azalarak 87 bin 389’a geriledi. Bu tablo, konut alımında finansman kullanımının yeniden belirleyici hale geldiğini gösteriyor.
Yabancılara yapılan konut satışlarında ise düşüş eğilimi devam etti. Mart ayında yabancıya satışlar yüzde 20 azalarak 1.353’e geriledi ve toplam satışlar içindeki payı yüzde 1,2 oldu. Ocak-Mart döneminde ise yabancılara satışlar yüzde 14,9 düşüşle 4 bin 165 olarak gerçekleşti. Mart ayında en fazla konut satışı 229 adetle Rusya vatandaşlarına yapılırken, İran ve Almanya vatandaşları ilk sıralarda yer aldı.
Ticari gayrimenkul tarafında da zayıf görünüm sürdü. İlk el iş yeri satışları yüzde 5,4, ikinci el satışlar ise yüzde 12,3 azaldı. Arındırılmış veriler de bu düşüşü teyit etti. Buna karşılık ipotekli iş yeri satışlarında yüzde 60,1 artış görülse de toplam hacim içinde sınırlı kaldı.
Veriler, konut piyasasında güçlü bir toparlanmadan ziyade yapısal bir değişime işaret ediyor. Talep genel olarak zayıflarken, özellikle ikinci el piyasasında daralma dikkat çekiyor. Buna karşılık kredili satışların artması, piyasanın giderek daha fazla finansman koşullarına bağımlı hale geldiğini ortaya koyuyor.






