Kontrolmatik, 24 Haziran 2025 tarihinde aldığı kararla yüzde 300 bedelli sermaye artırımına gidiyor.
Piyasadan 1,95 milyar TL nakit toplayarak sermayesini 2,6 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyor.
Öncelikle belirteyim, bedelli sermaye artırımı bir HALKA ARZDIR!
Ve bir HAKTIR!
Bu hak yatırımcılarının takdirine sunulan bir alternatiftir.
Bedelli sermaye artırımının nedeni ise izahname ve fon kullanım raporundan anlaşılır.
Yeni yatırımların finansmanı bir neden olabilir veya yeni yatırımlar için alınan borçların bozduğu finansal yapının güçlendirilmesi…
Nakit akış sıkıntısının bertarafı da bir neden olabilir.
Bunlar olağandır.
Özellikle iktisadi sıkılaşma süreçlerinde ortaya çıkan nakit akış açığı baskısı herkesin malumudur.
Kontrolmatik finansallarından da bu sıkışıklık görülebilmektedir.
Lakin, şeytanın avukatlığı yapılır ise bazı sorular sormak mümkündür.
2023 yılında 110 TL’yi görmüş hisse bugün 20 TL’ye düşmüştür.
Patron satışları da cabası…
Hakim ortaklar ZENGİNLEŞTİREN fiyatlardan hisse satışı yapmıştır.
Bugün ise eller yatırımcıya açılmıştır: Yatırımcılara BİZE PARA VERİN denilmesine karar verilmiştir.
Etik mi değil mi ayrı konu lakin finansal operasyonun diğer olası yüzünün resmini çizmeye çalışayım.
Aynanın iki tarafı var: Bir tarafında yatırımcılar, diğer tarafında patronlar!
Öncelikle yatırımcılara iki kelam edeyim.
Kimse size zorla hisse alın demedi.
Kimse siz zorla satmayın demedi.
Kararı sizler verdiniz.
Diyebilirsiniz ki: İNANDIK!
Bu Şirket ‘Dünya çapında en büyük 28. sistem entegratörü…’ , ‘Uluslararası finans kuruluşları destekli projelerle büyüme hedefliyor…’ , ‘Lityum pil hücreleri, batarya yönetim sistemleri ve enerji depolama sistemleri gibi yenilikçi teknolojilere yatırım yapıyor…’ gibi söylemler çıktı patronun ağzından ve biz ŞEVKE GELDİK!
İnanabilir ve şevke gelebilirsiniz.
Ancak düşünmelisiniz…
Çünkü bu açıklamalar SAMİMİYETLE veya KARA PAZARLAMA GÜDÜSÜYLE söylenmiş olabilir.
Bilemeyiz…
Zaman gösterecek!
Gelelim patronlar tarafına…
Gene öncelikle bir olgunun altını çizmek gerekiyor.
Finansın amacı servet maksimizasyonudur.
Ve tabi ki, ALICISI varsa; patronun hisseyi yüksek fiyatlardan satma hakkı her zaman vardır.
Bunun örnekleri malum, özellikle SASA! Hatırlayın orada patron ‘benim hissem bu değeri etmez’ dedi, linç edildi; ‘E peki madem öyle olsun…’ der gibisine sattı!
Şimdi gelelim diğer kurguya…
Anahtar süreç silsilesi hiç değişmez, şudur: Patron önce yüksek fiyatlardan satış yapar, sonra bedelli sermaye artırımına gider!
Bu durumda iki soru sormak sermaye piyasası paydaşları olarak AK SÜT gibi hakkımızdır.
Soru 1: Kontrolmatik patronu yüksekten sattığı hisseleri düşük fiyattan yerine mi koyacak?
Parası var, koyabilir…
Üzerine de cebine baya bir para kalırken, hisse sahipliği artar.
Soru 2: Kontrolmatik patronu zenginleşirken Şirket’i fakir bırakarak bedelli ile yaşama döngüsüne mi sokmuştur?
Bu durumu geçmiş tecrübelerden biliyoruz.
Onca şirket var…
Patronları zenginleşti, Şirketler bedelli ile aynı anda bedelsiz sermaye artırımı döngüsüne girerek ölüm süreçlerini uzattılar.
Bu iki DUVAR ARKASI veya KARANLIK ODA sorular şeytanın avukatlığıdır ve tüm yatırımcıların kulağına küpe etmesi gereken olasılıklardır.
Lakin böyle de olmayabilir: Mesela patron hisse satışlarından elde ettiği parayı gerçekten tam manasıyla yatırımların finansmanında da kullanmış olabilir.
Ancak bu durumda denetim raporları kafi gelmez…
Yatırımcılardan detaylı açıklama talep edilmelidir!
Tüm bunlar bir yana asla unutmayın: Ne olursa olsun her yapılan birer finansal modeldir. Etik ya da değil tek amacı finans yani sürekli zenginleşme hedefinin gerçekleştirilmesidir.
İşte bu yüzden yatırımcılar rasyonel olmalı ve bu bedelli için ilan edilecek izahname ile fon kullanım raporunu detaylıca analiz etmelidir.
Sevgi ve vicdanla kalın…
Prof. Dr. Soner GÖKTEN






