• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
5 Eylül 2026 Cumartesi
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

Enflasyon Sevenler Derneği Kurulmalı

Soner Gökten enflasyonun kazananlarını yazdı.

- Prof.Dr. Soner Gökten
Temmuz 22, 2025
- Eko Dünya, Güncel, Prof.Dr. Soner Gökten
0
Soner Gökten

Soner Gökten

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

Geçmişten bugüne Türkiye enflasyonla yaşayan bir ülke.

Kronik enflasyon sorunu 1970’lerin başında başladı.

Sponsorlu Bağlantılar

1974 itibariyle yüzde 5’ten yüzde 20’li seviyeleri gören enflasyon 1980’lerde yüzde 100’ü aştı.

2002 yılında yüzde 30 seviyeleri söz konusuyken 2006-2011 yılları arasında genelde tek haneli seyretti, 2002-2019 yılları arasında yıllık ortalaması yaklaşık yüzde 10 oldu.

Sponsorlu Bağlantılar

2018 ise enflasyonun yeniden atağa geçtiği yıl olarak tarihteki yerini aldı.

Bu tarihsel süreçte enflasyon seviciler vardı, oldu ve görünen o ki olmaya devam edecek.

İlgiliHaberler

KAP bildirimiyle gelen ‘hakimiyet ilanı’: Formet vakası ne anlatıyor?

Konut piyasasında sessiz çöküş: Satış var, üretim yok

Faaliyet Zararıyla Uçan Hisse: Dofer’in Borsa Oyunu

Neden mi? İzah etmeye çalışayım.

Sponsorlu Bağlantılar

Enflasyon özellikle kısa vadeli olarak siyasetçilerin zaman zaman işine geldi.

Çünkü enflasyon Devlet Bütçesini bir önceki döneme kıyasla görünürde olumlu yönde etkiler. Nominal vergi gelirleri artar; geçmişte yapılmış borçlanmaların reel yükü azalır.

Aradaki nominal olumlu farkın ise bütçede iyileşme olarak siyasi pazarlaması yapılır.

Bu kadarla değil tabi ki; enflasyon nedeniyle gelen zamma reel oransal kayıp olarak bakamayan finansal okuryazarlığı düşük çalışanlar, görünürde geçmişle kıyasla yüksek tutarda zamla karşılaşınca kısa vadeli tarifsiz bir mutluluk yaşarlar ki; seçimde oy güdüsü yönetilmiş olur.

Bir de enflasyondan beslenen çıkar grupları vardır.

Suçları yoktur, finansal olarak zenginleşmeye alışmışlardır.

Bunlardan ilk grup şirketleri fakir kendileri zengin iş insanlarıdır.

Hele ki finansal sistemi bankacılık üzerine teşkil edilmiş Türkiye’de arkalarına bankaları alarak enflasyonun nimetlerinden sonuna kadar faydalanmışlardır.

Kredi kullanmışlar, varlık almışlar, kredi kullanmışlar, varlık almışlar, kredi kullanmışlar varlık almışlar… Bu döngü böyle sürmüş gitmiş.

Ne olmuş? Kullandıkları borçların reel yükü enflasyon sayesinde erirken yani parasal pozisyon kazancı elde ederlerken, aldıkları varlıkların değerleri gene enflasyon yüzünden artmış. Mal ve hizmet fiyatlarını ise kolayca artırabilmeleri ise cabası.

Diğer grup ise tasarruf sahipleri.

Krediye ulaşabilen bu şanslı kesim sürekli olarak enflasyonla varlık değer artışı temin ederken; enflasyona göre ayarlanan faizlerin yönünden kazanç kapısı sağlamış. Faiz çıkmış mevduattan kazanmış, faiz düşmüş borsadan, tahvilden kazanmış.

Şimdi durum daha da vahim…

Artık gelir dağılımı adaleti yok.

Ortak direk yok.

15 milyon kaymak tabakaya yani enflasyon sevicilere karşı, 70 milyon dar gelirli, fakir ve ücretli yani enflasyonun bedelini ödeyenler var.

Nasıl bedel ödüyorlar? Dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergilerle!

Harçlarla, trafik cezalarıyla…

Hayat kalitelerinden ödün vererek.

İşte bu yüzde, enflasyon denilen şey, SİSTEMATİK SERVET TRANSFERİDİR!

Bedel ödeyen bu 70 milyon ise para üretmeye devam ettikçe enflasyon sayesinde onların parasını kendilerine transfer etmek isteyenler yani enflasyon seviciler oldu ve olacaktır.

İşte bu yüzde ADALET eşittir DÜŞÜK ENFLASYONDUR!

Lakin bedel ödeyecek hal kaldı mı o ayrı mevzu…

Sevgi ve vicdanla kalın…

Prof. Dr. Soner GÖKTEN

Etiketler: soner gökten
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Enflasyonun Kazananları ve Kaybedenleri… 

Sonraki Haber

100 lira 43 lira oldu! Bu halka arzın bedelini kim ödeyecek?

Prof.Dr. Soner Gökten

Sonraki Haber
100 lira 43 lira oldu! Bu halka arzın bedelini kim ödeyecek?

100 lira 43 lira oldu! Bu halka arzın bedelini kim ödeyecek?

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri