Merkez Bankası’nın eylül ayındaki Para Politikası Kurulu’ndan (PPK) faiz indirimi bekleyen yabancı fonlar ve Türk bankaları, son haftalarda agresif şekilde tahvil pozisyonu aldı. Beklenti, politika faizinde bir gevşeme adımıyla birlikte tahvil getirilerinde sert düşüş olacağı yönündeydi. Bu senaryoya oynayan yatırımcıların alımları sonucunda 2 yıllık gösterge faiz yüzde 40,50’den yüzde 38,60’a kadar geriledi.
Ancak piyasa dengesi, siyasetten gelen şok bir gelişmeyle kısa sürede bozuldu. CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanmasının ardından risk algısı hızla yükseldi ve tahvil faizleri sert bir dönüş yaptı. Son 24 saatte 2 yıllık gösterge faiz yüzde 40,89’a, 5 yıllık faiz yüzde 37,70’e, 10 yıllık faiz ise yüzde 32,89’a çıktı.
Yatırımcıların kaybının büyümesinin en önemli nedeni, faiz indirimi beklentisine “aşırı pozisyon” almaları oldu. Faizdeki düşüş beklentisine göre konumlanan fonlar ve bankalar, politik gelişmelerin yarattığı risk primini hesaba katmadıkları için ikinci kez sert kayıplarla karşı karşıya kaldı. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla yaşanan satış dalgasının ardından bu ikinci sarsıntı, piyasadaki “siyasi kırılganlık fiyatlaması”nı daha görünür hale getirdi.






