• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
5 Eylül 2026 Cumartesi
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

Refah Masalı Bitti: Artık Emeğin Değil, Hayalin Vergisi Alınıyor

- Prof.Dr. Soner Gökten
Ekim 6, 2025
- Eko Dünya, Güncel, Prof.Dr. Soner Gökten
0
Prof.Dr.Soner Gökten

Prof.Dr.Soner Gökten

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

Caddeler ışıl ışıl, AVM’ler tıklım tıklım, rakamlar rekor kırıyor. Vitrinler dolu, yollar dolu ama cepler delik, ruhlar yorgun. Size refah masalları anlatanlar, aslında sizi devasa bir simülasyonun içine hapsetti. Adını koyalım: Konforsuz Yaşam Ekonomisi. Bu bir ilerleme hikâyesi değil; emeğin ve hayallerin sistematik olarak yukarıya transfer edildiği modern bir sömürü düzenidir.

Bu düzenin bel kemiği, adına “vergi” denilen ancak adaletsizlikle modern bir haraç mekanizmasına dönüşen sistemdir. Unutun o eski “kazanca göre vergi” masallarını. 2024’te vergi gelirlerinin yüzde 65,9’u, 2025’te ise yüzde 65,15’i dolaylı vergilerden, yani sizin attığınız her adımdan, içtiğiniz sudan, yaktığınız yakıttan alınıyor. Devlet, kazancınızdan değil, elinde olsa nefes alışınızdan dahi vergi alacak.

Sponsorlu Bağlantılar

OECD ortalamasının çok altında vergi toplamakla övünenler, bu yükü en adaletsiz yolla, gelire bakmaksızın tüm toplumun sırtına eşit şekilde dağıtıyorlar. Bu bir vergi politikası değil, sessiz bir servet transferidir. Yük, en zayıfın omuzlarına bindirilmiş, adalet ise çoktan bu topraklardan göç etmiştir.

Ve sonra o zalim şaka sahneye çıkıyor: Maaş zammı.

Sponsorlu Bağlantılar

Rakamlar kâğıt üzerinde büyürken, hayat küçülüyor.

2025 için lütfedilen 22.104 TL’lik asgari ücret, Türk-İş’in Eylül 2025’te hesapladığı 27.970 TL’lik açlık sınırının önünde diz çöküp af diliyor. Yoksulluk sınırı olan 91.109 TL ise artık başka bir galaksinin rakamı.

İlgiliHaberler

Polisan’ın “Kısmi Bölünme” Raporu, Türkiye Sermaye Piyasalarının Zafiyetini Ortaya Koydu

Bir Balonun Çöküşü: SASA Gerçeği Artık Gizlenemiyor

Altın Talebini Suçlamak: Ekonomik Cehaletin İtirafıdır!

Aç kalmamak için gereken para, çalışana reva görülen paradan 5.866 TL daha fazla.

Sponsorlu Bağlantılar

Bu bir ekonomi yönetimi değil, bir toplum mühendisliği projesidir; itaatkâr, yorgun ve hayal kuramayan bir toplum yaratma projesi…

Manşet enflasyon yüzde 33 iken barınmanın yüzde 51, gıdanın yüzde 36 şeklinde alev alması bir tesadüf mü? Hayır. Bu, sizin ücret artışınızın daha cebinize girmeden nasıl buharlaştırıldığının matematiksel kanıtıdır.

Peki ya bir adım ötesi?

Bir yuva kurmak, başını sokacak bir ev, ayağını yerden kesecek bir araba?

Bunlar artık hayal değil, birer hakaret gibi duruyor. Konut sahiplik oranı son 10 yılın en düşük seviyesine çakılmışken, ev fiyatlarındaki “reel düşüş” kimin umurunda? Ulaşılmaz olanın fiyatının bir-iki puan inmesi, çöldeki seraptan farksızdır.

Devlet, ÖTV adı verilen devasa duvarlarla vatandaşının en temel mülkiyet haklarının önüne set çekmiştir. Bir telefon, iletişim aracı olmaktan çıkıp bir servet göstergesine; bir otomobil, ulaşım aracı olmaktan çıkıp bir imtiyaz belgesine dönüşmüştür. Bu, konfora erişimi değil, sınıfsal ayrımı kalıcılaştıran bir kast sistemi yaratmaktadır.

Aldanmayalım. Bu bir kaza değil, bilinçli bir mimarinin eseridir.

Bu ekonomi, sizin rahatınız için değil, sizin emeğinizin ve hayallerinizin başkalarının bilançolarına kâr olarak yazılması için tasarlanmıştır. Maaşınız erirken birilerinin serveti büyüyorsa, siz ev alamazken birileri filo kuruyorsa, bu bir tesadüf değildir. Bu, gelir transferi mekanizmasının tıkır tıkır işlediğinin kanıtıdır.

Maalesef konforsuz yaşam artık bize kabullendirilmiştir…

Sevgi ve vicdanla kalın…

Prof. Dr. Soner GÖKTEN

Etiketler: Soner GÖKTEN
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Borsada Bomba Kulis: Gerçekse Piyasa Dönüm Noktasında…

Sonraki Haber

Hepsiburada’da Premium İndirim Günleri Başladı

Prof.Dr. Soner Gökten

Sonraki Haber
Hepsiburada’da Premium İndirim Günleri Başladı

Hepsiburada’da Premium İndirim Günleri Başladı

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri