• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
5 Eylül 2026 Cumartesi
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Finans Borsa

Polisan’ın “Kısmi Bölünme” Raporu, Türkiye Sermaye Piyasalarının Zafiyetini Ortaya Koydu

Polisan Holding’in kısmi bölünme raporundaki “konsolide edemiyoruz, o yüzden bölünüyoruz” ifadesi, sadece teknik bir hata değil, finansal okuryazarlığın ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Soner Gökten’e göre bu tür raporlar, yatırımcıları yanlış yönlendiren ve sermaye piyasalarındaki denetim kalitesini sorgulatacak nitelikte.

- Prof.Dr. Soner Gökten
Ekim 22, 2025
- Borsa, Güncel, Prof.Dr. Soner Gökten
0
Soner Gökten

Soner Gökten

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

Polisan Holding’in kısmi bölünme raporunun 3.2 numaralı bölümü, sadece bir rapor hatası değil, Türkiye sermaye piyasalarının temel zaafını gözler önüne seriyor.
Bölümün başlığı: “Kısmi Bölünme’nin Gerekçeleri.”
Ve o bölümde şu ifade yer alıyor: “Boya grubu şirketleri, iş ortaklığı olmaları nedeniyle özkaynak yöntemiyle muhasebeleştirilmektedir ve konsolide edilmemektedir. Bu nedenle finansal tablolarda görünürlük sınırlı kalmaktadır.”

Yani diyorlar ki: “Konsolide edemiyoruz, o yüzden bölünüyoruz.”
Bu cümle, bir şirket raporuna değil, bir muhasebe dersindeki yanlış cevaba yakışır.
Kısmi bölünme gibi stratejik bir işlemi, “raporlama görünürlüğü” gibi teknik bir bahane ile açıklamak, finansal uzmanlıktan çok, gerekçe üretme sanatına giriyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Polisan Holding’ın devrettiği iştiraklerdeki pay oranları %40 (Rohm and Haas) ve %50 (Polisan Kansai).
Bu oranlar kontrol değil, etki payıdır.
Yani Marmara Holding de bu şirketleri tam konsolide edemeyecek.
Aynı özkaynak yöntemi devam edecek.
Hiçbir şey değişmiyor.
Ne muhasebe tekniği, ne finansal görünüm.
Sadece şirketin adı değişiyor, tablo aynı kalıyor.

O halde bu nasıl gerekçe?
Kısmi bölünme raporuna yazılan bu satır, teknik tutarsızlıkla ekonomik yanılgının birleşimidir. Böyle bir ifadeyi denetimden geçiren uzmanlar otoritenin entelektüel kimliğinin temini adına derhal işlerini bırakmalıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Ve işte sonuç: Kısmi bölünme sonrası kurulan Marmara Holding, 10 Eylül 2025’te işlem görmeye başladı.
17 Ekim’de yaptığı KAP açıklamasında diyor ki: “18.07.2025 tarihli uzman kuruluş raporunda şirket değeri 3.101.073.737 TL olarak belirlenmiştir. Ancak pay fiyatındaki olağandışı yükselişi açıklayacak bir içsel bilgi yoktur.”

Ne kadar ironik değil mi?
Raporda 3 milyar TL denilen değer, borsada 13 milyar TL’ye fırlamış.
Yani piyasa, rapordaki teknik gerekçeyi almış, “finansallar iyileşecek” mesajı gibi okumuş.
Bu da gösteriyor ki, yanlış yazılmış bir gerekçe bile piyasa için yönlendirici etki yaratabiliyor. Çünkü bu ülkede yatırımcıların büyük kısmı hâlâ “raporda yazanı doğru kabul ediyor.”

Tıpkı zamanında SASA patronunun dediği gibi: “Benim şirketin değeri bu etmez.”
O bunu söylediğinde linç edilmişti.
Şimdi benzer bir durum daha erken yaşanıyor.
Marmara Holding yönetimi, “bizim de açıklayacak içsel bilgimiz yok” demek zorunda kalıyor. Çünkü raporun içinde atılan o masum görünen cümle, piyasada bir “büyüme vaadi” olarak yankılanıyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Kısmi bölünme raporunun 3.2 numaralı bölümündeki ifade, aslında finansal okuryazarlığı düşük yatırımcı kitlesi için örtülü bir yönlendirme etkisi yarattığı gibi, hem raporu yazanların hem de onayların da finansal okuryazarlık seviyesiyle ilgili bilgi veriyor.
“Finansal tablolarımız küçüktü, artık daha büyük görünecek” algısı, hisse fiyatını yukarı çekmiştir. Oysa bu, muhasebe yöntemi değişikliği değil; bir sunum farkı yani Şirket ismi değişikliğidir.

Bu noktada sorulması gereken soru şudur: SPK’ya onay için gönderilen bir raporda, böylesine teknik olarak yanlış ve piyasa açısından riskli bir gerekçe nasıl yazılabilir?

İlgiliHaberler

Bir Balonun Çöküşü: SASA Gerçeği Artık Gizlenemiyor

Refah Masalı Bitti: Artık Emeğin Değil, Hayalin Vergisi Alınıyor

Altın Talebini Suçlamak: Ekonomik Cehaletin İtirafıdır!

Sevgi ve vicdanla kalın…

Prof. Dr. Soner GÖKTEN

Etiketler: marmara holdingSoner GÖKTEN
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

İş Bankası’ndan sürpriz artış! Maaş promosyonunu 100 bine çıkarttı!

Sonraki Haber

İş Bankası’nda görev değişikliği

Prof.Dr. Soner Gökten

Sonraki Haber
İş Bankası’nda görev değişikliği

İş Bankası'nda görev değişikliği

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri