16’ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında düzenlenen ve moderatörlüğünü Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Şerif Kaynar’ın yaptığı “Yönetmek Kolay, Yönetişim Zor” başlıklı panele, Vodafone CEO’su Engin Aksoy, Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Indorama İplik COO’su Sandip Sharma ve UN Global Compact Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü katıldı.
Panelde şeffaflık, hesap verebilirlik ve yönetişimin iş dünyasındaki stratejik avantajları tartışıldı.
“Gençler Artık Şirketlerden Esneklik ve Anlam Arıyor”
Vodafone CEO’su Engin Aksoy, yeni nesilde işyeri tercihlerinin değiştiğini belirterek, artık gençlerin yalnızca kurumsal statü değil, “öğrenme, sosyal fayda, esneklik, çeşitlilik ve kapsayıcılık” gibi değerleri önceliklendirdiğini söyledi.
Aksoy, “20–30 yıl önce iyi eğitimli gençlerin önceliği uluslararası şirketlerde çalışmaktı. Bugünse start-up’lar ya da kendi işlerini kurmak da önemli bir seçenek haline geldi.” dedi.
Vodafone’un bu değişime yanıt olarak “Geleceğin İşvereni” adıyla bir çalışma grubu kurduğunu aktaran Aksoy, “Çalışanlara tek tip haklar sunmak yerine, kişisel tercihleri gözetiyoruz. Örneğin bazı gençler sağlık sigortası yerine daha iyi bir telefon istiyor. Biz de paketleri bu esnekliğe göre düzenliyoruz.” diye konuştu.
“Kapsayıcılık Güven ve Saygı Yaratıyor”
Şirkette kadın lider oranının yüksekliğine dikkat çeken Aksoy, “Üst yönetimde kadın oranı yüzde 40, direktör seviyesinde ise yüzde 50’ye ulaştık. Bu da markamıza olan güveni artırıyor.” dedi.
Vodafone’un karar süreçlerinde çalışan fikirlerine büyük önem verdiklerini vurgulayan Aksoy, “Strateji ve bütçe süreçlerimiz yukarıdan aşağıya değil, çalışanlardan yukarıya doğru ilerliyor.” ifadesini kullandı.
“Kültür Duvara Yazmakla Olmaz”
Aksoy, gençlerin sosyal fayda ve öğrenme olanaklarına verdiği önemi de vurguladı:
“Vodafone Vakfı aracılığıyla çalışanlarımız gönüllü projelerde yer alıyor. Ayrıca ‘Red Academy’ ile kişiselleştirilmiş eğitim programları sunuyoruz. Yeni nesil, çalıştığı kurumda bir amaç ve gelişim fırsatı görmek istiyor.”
Kurumsal kültürün yalnızca belgelerde değil, davranış biçimlerinde yaşatılması gerektiğini belirten Aksoy, “Kültür, duvara yazmakla değil, yaşamakla olur. Üst yönetim bu kültürü taşımazsa yönetişim sadece bir kural setine dönüşür.” dedi.
“Yönetişim Cesaret Testidir”
Panelde konuşan Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes ise iyi yönetişimin artık sadece bir “uyum” değil, “cesaret testi” olduğunu ifade etti.
Symes, “Geleceğimizi dedelerimizin alışkanlıklarına göre inşa edemeyiz. Güvenin temeli artık kurallara değil, sorgulayıcılığa ve şeffaflığa dayanıyor.” dedi.
Türkiye’de bağımsız yönetim kurulu başkanı kavramının henüz sınırlı olduğuna dikkat çeken Symes, “Aile şirketlerinde başkanlık genellikle aile içinden seçiliyor. Oysa gerçekten bağımsız isimlerin göreve gelmesi kültürel bir dönüşüm gerektiriyor.” ifadelerini kullandı.
Symes sözlerini, “Yönetim kurulu başkanı en yüksek sesle konuşan değil, en net konuşandır.” diyerek tamamladı.





