ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında Anadolu Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla bankanın güçlü bir finansal performans ortaya koyduğunu söyledi.
Gökgöz, konsolide finansal sonuçlara göre ING Türkiye’nin aktif büyüklüğünün 266,3 milyar liraya, net kârının ise 2 milyar liraya ulaştığını belirterek, “Toplam özkaynaklarımız 22,9 milyar lira olurken, Türkiye ekonomisine 141,3 milyar lirası nakdi olmak üzere toplam 170 milyar liralık kredi desteği sağladık” dedi.
Mevduat hacminin 173,1 milyar lira seviyesine çıktığını aktaran Gökgöz, yıl sonuna göre mevduatta yüzde 33, aktif büyüklükte yüzde 34 ve ülke ekonomisine sağlanan kredi desteğinde yüzde 36 artış kaydedildiğini ifade etti.
“Faizlerdeki gerileme marjları destekledi”
2025’in ilk 9 aylık verilerine değinen Gökgöz, bankacılık sektörünün net kârının 2024’e kıyasla yüzde 45 arttığını vurgulayarak, “Faizlerdeki kısmi gerileme net faiz marjını iyileştirirken, artan komisyon gelirleri de kârlılığa katkı sağladı. Kredi karşılık giderlerinde artış olsa da güçlü sermaye yapısı sayesinde bunun etkisi sınırlı kaldı. 2026’da faizlerin düşmesiyle net faiz marjlarında iyileşmenin daha da belirginleşmesini bekliyoruz” diye konuştu.
2026 için enflasyon ve kur tahmini
Makroekonomik görünüme ilişkin beklentilerini de paylaşan Gökgöz, 2026 sonunda yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 22 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Dolar/TL kurunun ise aynı dönemde yaklaşık 51 seviyesinde olacağını öngördüklerini kaydetti.
Orta Vadeli Program’ın dezenflasyonu destekleyen bir çerçeve sunduğunu belirten Gökgöz, Merkez Bankası’nın enflasyon görünümündeki bozulmaya faiz indirimlerinin hızını ayarlayarak tepki verdiğini ifade etti. Gökgöz, politika faizinin 2026 sonunda yüzde 27 civarında olacağını tahmin ettiklerini sözlerine ekledi.
Gökgöz ayrıca, mevduat ve kredi faizlerinin seyrinde yalnızca politika faizinin değil, makro ihtiyati önlemlerin de belirleyici olduğunu vurgulayarak, politika faizi gerilerken kredi ve mevduat faizlerindeki düşüş hızının bu adımlarla şekilleneceğini belirtti.






