Tera Grubu, son günlerde şirket hakkında sosyal medya üzerinden organize bir algı operasyonu yürütüldüğünü ve grup şirketlerinin hisse senetlerinde eş zamanlı manipülasyon yapıldığını öne sürerek kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, Tera Grubu’nun “milli ve yatırımcı dostu duruşu”, bankacılık ve sermaye piyasalarına sağladığı katkılar ile devlete ödediği vergilerin bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığı savunuldu. Şirket yönetimi, bu rahatsızlığın uzun süredir farklı engelleme girişimlerine dönüştüğünü, ancak bugüne kadar bu girişimlerin sonuç vermediğini belirtti.
Tera Grubu, dün itibarıyla bu girişimlere yeni bir boyut eklendiğini öne sürerek, sosyal medya üzerinden “tek merkezden yönetilen, bot hesapların kullanıldığı, sistemli ve eş zamanlı” bir algı operasyonu başlatıldığını iddia etti. Aynı zaman diliminde grup şirketlerine ait hisse senetlerinde yoğun satışlar yapıldığı, fiyatların yapay biçimde aşağı çekildiği ve fon fiyatlarıyla ilgili kasıtlı yanlış bilgilendirmelerin yayıldığı ifade edildi.
Şirket açıklamasında, algı operasyonu kapsamında şirket yöneticilerinin aile bireylerinin de hedef alındığı belirtilerek, bunun söz konusu çevrelerin panik halini gösterdiği savunuldu.
Tera Grubu, şirket, yönetim ve aile bireylerine yönelik bu iddialı eylemlerle ilgili olarak hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu. Avukatlar aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, sosyal medyada anonim şekilde faaliyet gösteren hesapların ise siber ekipler tarafından tespit edilerek adli sürecin işletileceği kaydedildi.
Açıklamada, grubun faaliyetlerinde herhangi bir geri adım olmadığı vurgulanarak, “Tera Grubu dimdik ayakta, ilk günkü kararlılığıyla yatırımcılarına, milletine ve devletine değer üretmeye devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.
Şirket yönetimi, kısa vadede hisse fiyatlarında manipülasyon kaynaklı dalgalanmalar yaşanabileceğini kabul ederken, uzun vadede değer üretiminin hisse fiyatlarına yansıyacağını savundu. Yatırımcılara da “müsterih olun” mesajı verildi.
Tera Grubu açıklamasında ayrıca, yaşanan sürecin, finans ve sermaye piyasalarında faaliyet gösteren bazı yapıların daha net şekilde ortaya çıkmasına vesile olabileceği görüşü dile getirilerek, hukuki mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceği belirtildi.






