Hazine’nin altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikaları üzerinden gerçekleştirdiği iç borçlanmanın toplam stok içindeki payı tarihi zirveye ulaştı. Ocak 2026 verilerine göre altın cinsi enstrümanların iç borç stokundaki ağırlığı %14,4–14,5 bandında bulunuyor. Uzman analizleri ise oranın hızla %15 seviyesine yaklaştığını gösteriyor.
Borçlanma akışı içinde altının payı %5,5 seviyesinde görünse de, asıl dikkat çeken kalem birikmiş stok. Başka bir ifadeyle, Hazine’nin her 100 liralık iç borcunun yaklaşık 15 lirası altına endeksli.
600 Tonluk İhraç
2017’den bu yana yaklaşık 600 tona yakın altın karşılığı kağıt ihraç edildiği hesaplanıyor. Bugünkü altın fiyatlarıyla nominal karşılığın 110 milyar dolar civarında olduğu belirtiliyor. Portföyde halen 8 altın tahvili ve 8 altına dayalı kira sertifikası olmak üzere toplam 16 aktif enstrüman bulunuyor.
2026’da Ağır İtfa
Bu yıl itfa edilecek altın dayalı senetler için ana para ve faiz/kira ödemesi toplamının 17–18 milyar dolar bandına ulaşabileceği hesaplanıyor. Altın fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle Hazine’nin ek yükünün 9–10 milyar dolar seviyesine çıktığı belirtiliyor.
Ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre, aynı finansman TL değişken faizli araçlarla sağlanmış olsaydı maliyet yaklaşık 360 milyar TL daha düşük olabilirdi.
Neden Altın?
Altın cinsi borçlanma özellikle 2024–2025 döneminde hız kazandı. Amaç; yastık altı altını sisteme çekmek, döviz talebini azaltmak ve yatırımcı tabanını genişletmekti. Ancak ons fiyatındaki rekorlar, borç yönetiminde öngörülemeyen maliyet artışlarına yol açtı.





