Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), “Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri” raporunu yayımladı. Rapora göre, 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu bir önceki çeyreğe göre 12,1 milyar dolar artarak 219,7 milyar dolara yükseldi. Bu seviye son yedi yılın en yüksek düzeyi olarak kayıtlara geçti.
Kurun görece düşük seyrettiği ve döviz maliyetinin baskılandığı dönemde şirketler yeniden dış kaynak kullanımına yöneldi. “Ucuz dolar” algısı, özellikle uzun vadeli borçlanmada belirgin bir sıçramaya neden oldu.
Artışın Motoru Uzun Vadeli Borç
Vadeye göre bakıldığında, uzun vadeli kredi borcu bir önceki çeyreğe göre 13,1 milyar dolar artarak 210,9 milyar dolara çıktı. Kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise 1 milyar dolar azalarak 8,8 milyar dolara geriledi.
Detaylara bakıldığında, finansal kuruluşların toplam borcu bir önceki çeyreğe göre 5,6 milyar dolar artarken, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu 6,6 milyar dolar yükseldi. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 6,4 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları ise 6,7 milyar dolar artış gösterdi. Kısa vadede ise finansal kuruluşların borcu 0,8 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların borcu 0,2 milyar dolar azaldı.
Kur Riski Yeniden Masada
Veriler, özel sektörün döviz borçlanmasında yeniden hızlandığını ortaya koyuyor. Kurun kontrol altında tutulduğu dönemlerde şirketlerin dövizle borçlanmaya yönelmesi Türkiye ekonomisinin kronik kırılganlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.
219,7 milyar dolarlık toplam stok, olası bir kur şokunda bilançolar üzerindeki baskının yeniden artabileceğine işaret ediyor. Uzun vadeli borcun ağırlık kazanması vade riskini sınırlasa da toplam borç stokundaki hızlı büyüme kur riskini artırıyor.
Ucuz doların cazibesiyle artan dış borç, kur politikasında yaşanabilecek olası bir değişimde özel sektör bilançolarını yeniden test edebilecek bir risk alanı oluşturuyor.





