Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Nisan’da açıklayacağı faiz kararıyla piyasaların odağında. Karar öncesinde oluşan genel tablo, güçlü bir “bekle-gör” eğilimine işaret ediyor.
Ekonomist beklentilerine bakıldığında çoğunluğun politika faizinin mevcut yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağı görüşünde birleştiği görülüyor. Matriks Haber’in 29 kurumla yaptığı ankette 28 ekonomistin 16’sı faizin değişmeyeceğini öngörürken, 12 ekonomist ise 300 baz puanlık artış bekliyor. Bu dağılım, piyasada ana senaryonun “sabit faiz”, alternatif senaryonun ise “sınırlı artış” olduğunu ortaya koyuyor.
Veriler de bu tabloyu destekliyor. Ankette medyan beklenti yüzde 37 olurken, ortalama beklenti yüzde 38,25 seviyesinde gerçekleşti. En yüksek tahmin yüzde 40, en düşük tahmin ise yüzde 37 olarak kaydedildi. Ortalama beklentinin medyanın üzerinde olması, yukarı yönlü risklerin tamamen göz ardı edilmediğini gösteriyor.
Farklı kurumların anketleri de benzer bir sonuca işaret ediyor. AA Finans’ın anketine katılan 37 ekonomistin tamamı faizin sabit kalmasını beklerken, Bloomberg HT anketine katılan 17 kurum da aynı yönde görüş bildirdi. S&P Global Market Intelligence da faizlerin sabit tutulmasının daha olası olduğunu değerlendiriyor.
Buna karşın faiz artışı ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Bu beklentinin arkasında üç temel unsur bulunuyor: Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatlarını yukarı çekmesi, bunun enflasyon üzerinde oluşturabileceği baskı ve TCMB’nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesinde bulunması. Politika faizi ile fiili fonlama maliyeti arasındaki fark, bazı ekonomistlerin faiz artışı beklentisini güçlendiriyor.
TCMB’nin son Para Politikası Kurulu metninde de jeopolitik risklerde artış, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarındaki yükselişin altı çizilmişti. Bu unsurların enflasyon görünümü üzerindeki etkisi, yarın açıklanacak kararın çerçevesini belirleyecek temel faktörler arasında yer alıyor.
Öte yandan yıl sonu faiz beklentilerinde yukarı yönlü revizyon dikkat çekiyor. Önceki anket döneminde yüzde 30 seviyesinde olan yıl sonu beklentisi yüzde 34’e yükseldi. Bu artış, enflasyon ve maliyet baskılarının beklenenden daha kalıcı olabileceğine işaret ediyor.
Sonuç olarak piyasa beklentisi net biçimde faizin sabit tutulması yönünde yoğunlaşmış durumda. Ancak enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle sürpriz bir faiz artışı ihtimali tamamen dışlanmış değil. Bu nedenle yalnızca karar değil, Merkez Bankası’nın vereceği mesajlar ve ileriye dönük yönlendirmeler de piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.







