Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, kişisel blogunda yayımladığı yazıda Mehmet Şimşek’in son dönemdeki yalanlama açıklamalarını mercek altına aldı. Bildirici, Şimşek’in “yalanlama yayımlayan bakanlar arasında açık ara önde” olduğunu ileri sürdü.
Yazıda, yaklaşık bir aylık dönemde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından dört ayrı habere yönelik yalanlama yapıldığına dikkat çekildi. 28 Mart’ta Sözcü Gazetesi’nde yer alan bir ihale haberine ilişkin yapılan açıklamada, haberin “algı oluşturma gayreti taşıdığı” savunuldu. 2 Nisan’da Nefes Gazetesi’nde yayımlanan ve Şimşek’in sanayicilere yönelik ifadeler içerdiği öne sürülen haber için ise “karalama çabası” değerlendirmesi yapıldı.
5 Nisan’da Reuters tarafından servis edilen ve Londra’daki yatırımcı toplantısına ilişkin faiz artışı beklentilerini içeren habere de yanıt veren Bakanlık, Şimşek’in prensip olarak faiz politikası hakkında yorum yapmadığını vurguladı. 12 Nisan’da yine Sözcü’de yayımlanan altın rezervlerine ilişkin habere yönelik açıklamada ise değerlendirmelerin “teknik bilgi eksikliğine dayandığı” ifade edildi.
Bildirici’ye göre söz konusu açıklamaların ortak noktası, haberlerde dile getirilen tüm soru işaretlerini gidermemesi. Yazıda, açıklamalarda uzun ifadelerle gazetecilerin eleştirildiği, ancak haberlerin bütününe yanıt verilmediği savunuldu.
Örneğin Reuters haberinde yatırımcı izlenimlerinin aktarıldığının açık olmasına rağmen Bakanlık tarafından yapılan “Şimşek’i bağlamaz” vurgusunun gerekliliğinin tartışmalı olduğu belirtildi. Benzer şekilde, bazı haberlerde yer alan verilerin doğrudan aktarıldığı halde “yorum hatası” denilerek reddedildiği ifade edildi.
Bildirici ayrıca, bazı iddialara verilen yanıtlarda eksik noktalar bulunduğunu öne sürdü. Özellikle iş insanlarıyla ilişkiler ve geçmiş ortaklık iddialarına dair tüm unsurların açıklığa kavuşturulmadığını dile getirdi.
Yazıda dikkat çekilen bir diğer unsur ise Şimşek’in bazı medya organlarına yönelik tutumu oldu. Bildirici, Yeni Şafak Gazetesi’nde yayımlanan ve doğrudan Şimşek’i hedef alan manşetlere karşı Bakanlık tarafından doğrudan bir yalanlama yapılmadığını belirtti. 31 Mart’taki bir haberin MASAK tarafından yanıtlandığı, sonrasında çıkan eleştirel manşetlere ise herhangi bir açıklama gelmediği ifade edildi.
Bildirici, Şimşek’in bazı yayınlara karşı doğrudan yanıt vermekten kaçınmasının nedenine ilişkin net bir değerlendirme yapmazken, bu durumun dikkat çekici olduğunu vurguladı.





