Körfez’de yaşanan jeopolitik gerilim, küresel gübre arzını ciddi biçimde sıkıştırırken, Türkiye açısından da tarım ve gıda fiyatları üzerinde yeni bir risk alanı oluştu. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, İran’daki büyük gübre üretim tesisinin devre dışı kalması ve Rusya’nın ihracat kotalarını uzatma kararı, piyasadaki arz-talep dengesini bozdu.
Rusya yönetimi, gübre ihracatına uygulanan kotaların süresini yıl sonuna kadar uzattığını açıkladı. Buna göre 1 Haziran–30 Kasım döneminde toplam 20 milyon tonluk ihracata izin verilecek. Önceki uygulamada bu miktar 18,7 milyon ton seviyesindeydi. Artış sınırlı kalırken, küresel arz üzerindeki baskı devam ediyor.
Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden biri olan Rusya’nın küresel ticaretteki payı yaklaşık %20 düzeyinde. Bu nedenle alınan kararın uluslararası fiyatlar üzerindeki etkisi doğrudan hissediliyor. Yeni kota kapsamında 8,7 milyon ton azotlu gübre, 4,2 milyon tonun üzerinde amonyum nitrat ve yaklaşık 7 milyon ton kompleks gübre ihracatı planlanıyor.
Kriz yalnızca üretimle sınırlı değil. Hürmüz Boğazı’ndan geçen gübre sevkiyatlarının aksaması, deniz yoluyla yapılan küresel ticaretin yaklaşık üçte birini etkiliyor. Bu da lojistik kaynaklı arz daralmasını derinleştiriyor.
Öte yandan Çin ve Rusya gibi büyük üreticilerin ihracat sınırlamaları, piyasadaki rekabeti artırırken fiyatları yukarı çekiyor. Verilere göre azotlu gübre fiyatları, İran’daki çatışma öncesine kıyasla yaklaşık iki katına çıkmış durumda. Bu artışın temel nedeni, arzın daralmasına karşılık talebin korunması.
Türkiye açısından riskin ana kaynağı, tarımda kullanılan gübrenin önemli ölçüde ithalata bağlı olması. Arzın daralması ve fiyatların yükselmesi, çiftçilerin daha az gübre kullanımına yönelmesine neden olabilir. Bu durum verim kaybı yaratırken, üretim maliyetlerinin de gıda fiyatlarına yansımasına yol açabilir.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın süresinin uzaması halinde fiyat baskısının daha da artabileceğine dikkat çekiyor. Gübre maliyetlerindeki yükselişin zincirleme etkisi ise önümüzdeki dönemde hem üretici hem de tüketici fiyatlarında hissedilebilir.
Sonuç olarak, Körfez kaynaklı jeopolitik gelişmeler ile Rusya’nın ihracat politikası birleşince, küresel gübre piyasasında kırılganlık artıyor. Bu tablo, Türkiye’de tarım üretimi ve gıda enflasyonu açısından yeni bir risk dalgasına işaret ediyor.






