Borsa İstanbul’da 28 Şubat’tan bu yana yürürlükte olan açığa satış yasağına rağmen, Kontrolmatik hisselerinde yaşanan gelişmeler piyasada ciddi soru işaretleri yarattı. Borsa İstanbul tarafından yapılan resmi açıklamada, KONTR hisselerinde temerrüt alışı gerçekleştirileceği duyuruldu. Ancak bu işlem, yasağın nasıl ihlal edilmiş olabileceği tartışmasını beraberinde getirdi.
Temerrüt mekanizmasının işleyişi açık: Açığa satış yapan yatırımcı, elinde olmayan hisseyi sattığında, en geç iki iş günü içinde bu hisseleri piyasadan alarak yerine koymak zorunda. Aksi durumda temerrüt oluşuyor ve sistem devreye girerek ilgili hisseleri piyasadan topluyor.
Ancak mevcut durumda temel çelişki şu: Açığa satış işlemleri yaklaşık iki aydır yasaklı. Buna rağmen temerrüt doğması, piyasada yasak olmasına rağmen açığa satış yapılmış olabileceği şüphesini doğurdu.
536 milyon TL’lik işlem
Borsa İstanbul’un duyurusunun ardından gün sonunda yapılan temerrüt alımının büyüklüğü dikkat çekti.
- 48.336.790 adet hisse alındı
- Toplam işlem tutarı: 536 milyon TL
Bu veriler basit bir hesapla doğrulanabiliyor:
536.000.000 TL / 48.336.790 adet ≈ 11,08 TL ortalama fiyat
Bu ortalama, gün içindeki sert fiyat hareketleriyle uyumlu bir seviyeye işaret ediyor.
Hisse neden sert düştü?
Yatırımcılar, Kontrolmatik hissesinin 15,87 TL’den 9,48 TL’ye kadar gerilemesini doğrudan bu sürece bağlıyor. Temerrüt alımlarının yarattığı zorunlu likidite baskısı, fiyat üzerinde aşağı yönlü etki oluşturmuş olabilir.
Olası senaryolar
Uzmanların değerlendirmeleri üç ihtimali öne çıkarıyor:
- Algoritmik/otomatik işlem sistemleri üzerinden yasağın delinmesi
- Uzaktan erişim veya özel yetkili işlem kanalları kullanılması
- Yasaklı olmasına rağmen virmanlı satış yapılması
Bu üç senaryonun ortak noktası, mevcut düzenlemelerin etrafından dolaşılmış olabileceği ihtimali. Bu nedenle olay, sıradan bir teknik temerrüt değil, piyasa bütünlüğünü ilgilendiren bir zafiyet olarak değerlendiriliyor.
Resmi açıklama ne diyor?
Borsa İstanbul, Takasbank kaynaklı temerrüt açığının kapatılması için işlem yapıldığını belirtti. Açıklamada, yükümlülüğün yerine getirilememesi halinde piyasa alımı ve ardından nakdi uzlaşı sürecinin devreye girebileceği ifade edildi.
Ancak açıklama, kritik soruya doğrudan yanıt vermiyor:
Açığa satış yasağı varken bu temerrüt nasıl oluştu?
Yatırımcı ne bekliyor?
Piyasada şimdi gözler iki kuruma çevrilmiş durumda:
- Borsa İstanbul
- Sermaye Piyasası Kurulu
Yatırımcılar şu sorulara net cevap talep ediyor:
- Yasak ihlal edildi mi?
- Edildiyse kimler yaptı?
- Benzer işlemler başka hisselerde de var mı?
- Piyasa güvenliği nasıl sağlanacak?
Sonuç: Güven sorunu büyüyor
Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir hisse senedindeki teknik bir sorun değil. Eğer yasaklı bir işlem gerçekten gerçekleştiyse, bu durum piyasa düzenine yönelik ciddi bir güven aşınması anlamına gelir.
Bu nedenle yaşananlar, piyasa aktörleri tarafından açık şekilde “skandal” olarak nitelendiriliyor.
Şimdi belirleyici olan, düzenleyici kurumların atacağı adımlar ve sürecin ne kadar şeffaf şekilde aydınlatılacağı olacak.
Kaynak: Rahim Ak-Haberturk






