• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
1 Ekim 2026 Perşembe
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Finans Bankacılık

Kârlılık Uğruna İzin İptali: Bu Düzen Normal mi?

Remzi Özdemir, adeta köle pazarına dönüşen bankacılık sektörünü yazdı.

- Remzi ÖZDEMİR
Mayıs 8, 2026
- Bankacılık, Güncel, Remzi Özdemir
0
Remzi Özdemir

Remzi Özdemir

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail

Türkiye’de bankacılık sektörü uzun yıllar boyunca “altın çağını” yaşadı.
Özellikle 2005 sonrası dönemde düşük batık kredi oranları, yüksek faiz marjları ve büyüyen ekonomi sayesinde bankalar adeta para bastı. O kadar yüksek kârlılıklar oluştu ki, sektör bu seviyeleri “normal” kabul etmeye başladı.

Ama artık tablo değişiyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Bugün bankaların önünde çok daha zor bir denklem var.
BDDK’nın kredi büyümesine yönelik sınırlamaları, sermaye baskısı, regülasyon yükü ve en önemlisi paranın maliyetindeki sert yükseliş bankacılığı eski rahat günlerinden uzaklaştırdı.

Eskiden mevduatı düşük maliyetle toplayıp bol kepçe kredi veren sistem artık işlemiyor.
Faiz yüksek. Fonlama pahalı. Risk iştahı düşük. Kredi vermek eskisi kadar kazandırmıyor.

Hal böyle olunca bankalar yeni gelir kapısı aramaya başladı.

Buldukları adres belli:
Vatandaşın cebindeki son kuruş.

Bugün herhangi bir banka şubesine girin.
Nefes almanın bile ücretlendirilmediğine şükredersiniz.

Havale ücreti.
EFT ücreti.
Kart aidatı.
SMS ücreti.
Hesap işletim bedeli.
Dosya masrafı.
Erken kapama cezası.
Ekspertiz bedeli.

Neredeyse bankaya adım atanın sırtına “ayak bastı parası” yükleniyor.

Son açıklanan banka bilançolarına baktığınızda durum çok net görülüyor.
Birçok banka artık esas kazancı faiz gelirinden değil, ücret ve komisyon gelirlerinden elde ediyor.

Yani bankacılık sistemi üretimi, yatırımı ve ticareti finanse eden yapı olmaktan çıkıp tahsilat makinesine dönüşüyor.

Daha da vahimi şu:

Bankalar artık banka gibi davranmıyor.

Sigorta şirketlerinin satış ofisi gibi çalışıyorlar.

Şubeye kredi çekmeye gidiyorsunuz, önünüze önce sigorta poliçesi geliyor.
Kredi kartı almak istiyorsunuz, yanında hayat sigortası.
Mevduat hesabı açıyorsunuz, bireysel emeklilik baskısı.

Çünkü artık asıl hedef finansal aracılık değil; komisyon.

Üstelik bu satışların arkasında sektörün konuşmaktan korktuğu başka bir gerçek var:

Çalışanlara uygulanan ağır baskı düzeni.

İlgiliHaberler

Konut piyasası öldüğünü ne zaman anlayacak? Mezarlık çoktan boşaldı

Borsada patronların hiç mi suçu yok?

Bankaların yeni hedefi: Müşterinin parasını faizsiz tut, bankacıyı primle terbiye et

Bankacılarla konuşun.
Bugün sektörün en büyük problemi ekonomi değil, psikoloji.

Şubelerde hedef baskısı dayanılmaz noktaya ulaşmış durumda.
Personelin önüne günlük sigorta kotası, kredi kartı kotası, çapraz satış hedefi konuluyor.

Tutturamazsa ne oluyor?

Mobbing.

Performans baskısı.

Aşağılama.

Sürgün tehdidi.

Prim kesintisi.

Öyle bir noktaya gelinmiş durumda ki, birçok bankacı artık antidepresan kullanmadan çalışamadığını anlatıyor.

Çünkü bankacılık mesleği finans uzmanlığından çıkıp çağrı merkezi baskısına dönüşmüş durumda.

Ve şimdi iş daha da vahim bir yere gidiyor.

Türkiye’nin en büyük ailelerinden birine ait olduğu bilinen büyük bir özel bankayla ilgili kulislerde dolaşan iddialar sektör adına utanç verici.

İddiaya göre banka “kârlılık seferberliği” ilan etmiş durumda.
Ve personelin planlanmış izinleri ikinci bir emre kadar iptal edilmiş.

Bir düşünün.

İnsanlar aylar öncesinden tatil planı yapıyor.
Çocuğuyla program yapıyor.
Uçak bileti alıyor.
Otel ayarlıyor.

Sonra banka çıkıp diyor ki:

“Daha fazla kâr etmem lazım. İzniniz iptal.”

Bu mudur kurumsallık?

Bu mudur insan kaynağı yönetimi?

Bu mudur modern bankacılık?

Burası banka mı, köle pazarı mı?

Çalışma hayatının en temel hakkı olan izin hakkını bile “kârlılık operasyonuna” çeviren anlayış kabul edilebilir değildir.

Burada sorulması gereken çok net sorular var:

Bu ülkede çalışma hukuku yok mu?
Çalışma Bakanlığı ne yapıyor?
Sendikalar neden sessiz?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu sadece bilançoları mı denetliyor?

Çünkü unutulmaması gereken gerçek şudur:

Bir bankanın bilançosu güçlü olabilir.
Ama çalışanı tükenmişse o kurum aslında çürümeye başlamıştır.

Bugün bankalar müşteriyi ücret ve komisyonla, çalışanı ise baskı ve mobbingle yönetmeye çalışıyor.

Bu model sürdürülebilir değil.

Finans sistemi güven işidir.

Güvenin olmadığı yerde ne müşteri kalır ne çalışan.

Geriye sadece tabela kalır.

Etiketler: paramedyaremzi özdemir
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Albaraka Türk’te Kâr Çöküşü: İlk Çeyrekte Yüzde 84 Eridi

Sonraki Haber

SPK’da Şimşek’in istediği oldu! Gözler çıkmayan Fon Taslağı’nda!

Remzi ÖZDEMİR

Sonraki Haber
SPK’da Şimşek’in istediği oldu! Gözler çıkmayan Fon Taslağı’nda!

SPK'da Şimşek'in istediği oldu! Gözler çıkmayan Fon Taslağı'nda!

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri