Borsa İstanbul’da son ayların en dikkat çeken değer kayıplarından birini yaşayan Ensari Sınai Yatırımlar A.Ş. (ENSRİ), yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor. Hissede son bir haftada yaklaşık yüzde 36, son üç ayda ise yüzde 77’ye ulaşan değer kaybı yaşanırken, alınan tedbir kararlarının düşüşü durdurmaya yetmediği görülüyor.
Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre, hakim ortak Muhammet Nuri Ensari, 5 Haziran 2026 tarihinde 14,25 TL ile 14,42 TL fiyat aralığından toplam 16 milyon 380 bin adet pay satışı gerçekleştirdi. Bu işlemin ardından Ensari’nin şirket sermayesindeki payı yüzde 56,71’den yüzde 53,71 seviyesine geriledi.
Patron satışının açıklanmasının ardından yatırımcı platformları ve sosyal medyada yoğun tartışmalar yaşandı. Yatırımcılar, satılan payların daha önce borsada işlem gören tipe dönüştürüldüğünü ve ardından piyasaya satıldığını öne sürerken, son dönemde gerçekleşen yüksek hacimli satışların hisse üzerindeki baskıyı artırdığını savunuyor.
Piyasa kulislerinde ise ENSRİ hisselerinde gerçekleştirilen büyük satış işlemlerinin karşı tarafında sık sık Pardus Portföy’ün yer aldığı yönünde iddialar gündeme geliyor. Bazı yatırımcılar geçmiş dönemlerde de benzer işlemlerin yaşandığını öne sürerken, alınan payların daha sonra yeniden piyasaya verildiği yönündeki iddialar yatırımcı güveni açısından soru işaretleri yaratıyor. Söz konusu iddialara ilişkin taraflardan resmi bir açıklama bulunmuyor.
Şirketin finansal görünümü de yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle kısa vadeli yükümlülüklerdeki artış ve nakit pozisyonuna ilişkin endişelerin, hissedeki satış baskısını artırdığı değerlendiriliyor.
Uzmanlar, sert değer kaybı yaşayan şirketlerde yalnızca fiyat hareketlerine odaklanmanın yeterli olmadığını, ortaklık yapısındaki değişimlerin, finansal tabloların ve nakit akışının da dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
ENSRİ hisselerinde yaşanan yaklaşık yüzde 77’lik değer kaybının ardından yatırımcılar, piyasa düzenleyicileri tarafından alınan tedbir kararlarının zamanlamasını da tartışmaya açtı. Birçok yatırımcı, önlemlerin düşüş başladıktan sonra devreye girdiğini ve bu nedenle beklenen etkiyi yaratmadığını savunuyor.






