Öğretmenim Canım Benim
Bankacılar her sektörü iyi bilir. Bir işletmeniz varsa bir de bankacınız olması gerekir. Para kazanıyorsanız bunun nasıl değerlendirileceğini bankacınız anlatır. Paranızı yönetmenize yardımcı olur. Yok, nakit sıkıntınız varsa yine bankacınıza ihtiyaç duyarsınız; çözüm yollarını o gösterir.
Bankacılar birçok sektörü tanır. Güzellik merkezi mi açacaksınız? Sağlık merkezi mi? Yoksa okul mu? Mevcut işletmenize yatırım mı yapacaksınız? Konuşun bankacınızla. Size başa baş noktanızı çıkarsın, kâr ve zarar senaryolarınızı hesaplasın, alternatifleriyle birlikte önünüze koysun.
Bankacınızı iyi seçin ve onu dinleyin. Gelecekte pişman olmamak için bu önemlidir. Dünyanın her yerinde bankacılık saygın ve önemli bir meslektir. Son yıllarda yaşadığı zorluklara bakmayın; bankacılık hâlâ ekonominin nabzını tutan mesleklerden biridir.
Bankacılar işletmelerinizin, sizlerin geleceğine dair birçok veriyi önünüze koyabilirler.
Bankacılar biliyor; özel okulların ayakta kalması her geçen gün zorlaşıyor. Çok yakında “batan okullar sendromu” yaşamaya başlayacağız. Bakan da bakacak!
Bakan bakar…
Sanayi sitelerinin içinde bile ticari işletme gibi açılan küçük özel okullar çoğalıyor. Arabamın lastiğini yaptırmaya gidiyorum, bir bakıyorum okul müdürü de orada. Komşu işletmeyi ziyaret etmiş, gelmişken lastiklerin havasını da kontrol ettiriyor.
Türkiye’de yaklaşık 14.700 özel okul, 59.334 devlet okulu var.
Peki, çocuğunuz bugün mezun olsa ve iş arıyor olsa, bankacı mı olmasını isterdiniz, öğretmen mi?
Her şeyi bildiğini düşündüğümüz yapay zekâya sorduk: “Hangi meslek daha zor?”
Sonuçlar şöyle:
Bankacılık genellikle daha zorlayıcıdır çünkü:
• Sürekli hedef baskısı vardır.
• Satış ve performans takibi yoğundur.
• Müşteri şikâyetleriyle uğraşılır.
• Kredi, mevduat ve operasyon hatalarının mali sorumluluğu yüksektir.
• Özel sektörde iş güvencesi daha düşüktür.
Öğretmenlik ise farklı bir zorluk taşır:
• Aynı anda onlarca öğrenciyle ilgilenmek gerekir.
• Disiplin ve sınıf yönetimi yorucudur.
• Veliler ve idare ile ilişkiler zaman zaman yıpratıcı olabilir.
• Mesleki tatmin yüksek olsa da maddi imkânlar sınırlı kalabilir.
Bankacılar kısmını çok yazdık, daha da yazarız. Ama biraz da öğretmenleri konuşmak gerekiyor.
Yakında bazı özel okullar kapanacak. Yaz tatili nedeniyle değil; iflas ettikleri için. Yükselen okul ücretlerini veliler karşılayamayacak, artan kiraları okullar ödeyemeyecek. Asgari ücret seviyesinde maaş alan öğretmenler kurye, kasiyer ya da başka işlerde çalışmak zorunda kalacaklar. Meslekte kalacak öğretmen bulmak zorlaşacak!
Yapay zekâ birçok şeyi biliyor olabilir.
Ama hak aramak için yürüyen öğretmenlerin coplandığını bilmez.
Maaşları ödendikten sonra, ücretlerinin bir kısmını bankamatikten çekip okul yönetimine geri vermek zorunda bırakılan öğretmenleri bilmez.
Kamuda ve özel sektörde yaşanan adaletsizlikleri, mesleğin nasıl yalnızlaştırıldığını bilemez.
Açlık sınırında yaşam mücadelesi veren özel okul öğretmenlerini bilemez.
Sözleşmeli, geçici işçi gibi çalıştırılan öğretmenlerin hikâyelerini bilemez.
Herkesin haklı bulduğu ama çözmek için yeterince adım atmadığı sorunları da bilemez.
Ama bankacılar biliyor.
Bazı özel okullar kapanacak, iflaslar yaşanacak.
Bakın, görün…
Bakan yine bakacak.
Mülakatlarda elenen, yıllarca atanmayı bekleyen öğretmenleri yapay zekâ bilmeyebilir.
Ama biz biliyoruz.
Öğretmenim canım benim;
Sen bir ana o, sen bir baba
Herşey oldun bana.
Bankacılar da biliyor ki öğretmenlerin hakları yeniyor.
Her şey olmasınlar öğretmen olabilsinler.
Ve çocuklarınıza karışmayın.
Bankacı olmak istiyorlarsa bankacı, öğretmen olmak istiyorlarsa öğretmen olsunlar.
Yapay uygulamalara değil, kalplerine sorun.
Yeter ki yaptıkları işi severek yapsınlar.
Biz büyükler ise onlara sadece daha iyi çalışma şartları bırakmaya çalışalım.
Öğretmenim canım benim.
Ertuğrul Sadıkoğlu
[email protected]






