Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), araç kiralama sektörünün önde gelen şirketlerinden Intercity’nin sahibi olduğu Ekim Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin halka arzına onay verdi. Ancak karar, sektörde yaşanan finansal sıkıntılar ve Borlease örneği nedeniyle tartışmaları da beraberinde getirdi.
Hatırlanacağı üzere Intercity’nin halka arzı daha önce gündeme gelmiş ancak Borlease hisselerinde yaşanan sert değer kayıpları ve sektöre yönelik endişeler nedeniyle süreç tamamlanamamıştı. Şimdi ise şirket ikinci kez yatırımcının karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Taslak izahnameye göre Ekim Turizm’in halka arzdan elde edeceği gelirin önemli bölümü araç kiralama faaliyetlerinde kullanılacak. Şirket, kaynakların büyük kısmını yeni araç alımlarına yönlendirmeyi planlarken, bir bölümünün işletme sermayesi ihtiyacında ve kredi borçlarının ödenmesinde kullanılacağı belirtildi. Halka arzın hem sermaye artırımı hem de ortak satışı şeklinde gerçekleştirileceği, ek satış dahil halka açıklık oranının yaklaşık yüzde 25 seviyesine ulaşmasının hedeflendiği görülüyor.
Ancak halka arz kararı, araç kiralama sektöründe yaşanan sorunların devam ettiği bir dönemde geldi. Son yıllarda yükselen faiz oranları, finansmana erişim maliyetlerindeki artış ve ikinci el araç piyasasındaki dalgalanmalar sektör şirketleri üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Bu baskının en somut örneklerinden biri ise Borlease oldu.
Bir dönem yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği Borlease, sonrasında yaşadığı finansal sıkıntılar nedeniyle gündeme geldi. Şirketin borç yükünün artması ve finansman maliyetlerindeki yükseliş, nakit akışını olumsuz etkilerken, Borlease’in tahvil kupon ödemelerinde ve bazı yükümlülüklerinde sorun yaşaması piyasada ciddi endişe yaratmıştı. Özellikle para piyasası fonları ve sabit getirili yatırım araçları açısından da dikkatle takip edilen süreç, yatırımcıların araç kiralama sektörüne bakışını önemli ölçüde değiştirdi.
Bu nedenle Intercity’nin halka arzı yalnızca şirketin finansal performansı açısından değil, araç kiralama sektörünün geleceğine yönelik bir test olarak da değerlendiriliyor. Yatırımcılar bu kez şirketin filo büyüklüğünden çok, borçluluk yapısına, finansman kaynaklarına, faiz riskine ve nakit akışı yönetimine odaklanıyor.
Borlease örneğinin hâlâ tazeliğini koruduğu bir dönemde gelen halka arz onayı, “Sektördeki riskler tam olarak ortadan kalktı mı?” sorusunu da yeniden gündeme taşıdı. SPK’nın verdiği onay sürecin önünü açarken, halka arzın başarısını belirleyecek asıl unsurun yatırımcıların sektöre duyduğu güven olacağı ifade ediliyor.






