Bankacı Ne Zaman Sigortacı Oldu?
Bankacılık mesleği son yıllarda sessiz ama çok önemli bir dönüşüm geçirdi.
Bir zamanlar bankacının en büyük değeri; müşterisini tanıması, finansal ihtiyaçlarını analiz etmesi ve güven veren bir danışman olmasıydı.
Bugün ise aynı bankacıdan kredi, kredi kartı, yatırım ürünü, bireysel emeklilik ve sigorta satması bekleniyor. Mesleki uzmanlık, giderek çok ürünlü satış hedeflerinin gölgesinde kalıyor.
İşte beni en çok şaşırtan nokta da burada başlıyor.
Eski bir bankacı olarak neredeyse her ay birkaç farklı bankadan aranıyorum.
Kredi için değil…
Yatırım danışmanlığı için değil…
Finansal planlama için de değil…
Sigorta satmak için.
Yanlış anlaşılmasın; sigorta, doğru müşteriye doğru zamanda sunulduğunda önemli bir finansal güvencedir. Eleştirdiğim sigortanın kendisi değil.
Asıl sorguladığım şey, bankacılık mesleğinin giderek her finansal ürünü satması beklenen bir yapıya dönüşmesi.
Çünkü müşteri artık telefon çaldığında şu soruyu sormaya başladı:
“Bana gerçekten ihtiyacım olan çözüm mü sunuluyor, yoksa bir satış hedefi mi tamamlanmaya çalışılıyor?”
Bankacılık, güven üzerine kurulmuş bir meslektir.
Güven ise her ürünü satmaya çalışarak değil; doğru ürünü, doğru zamanda ve gerçekten ihtiyaç duyulana sunarak kazanılır.
Belki de bugün yeniden şu soruyu sormanın zamanı geldi: Bankacı ne zaman sigortacı oldu?






