Kurumsal Adaletin Kaybolduğu Yerde Bağlılık da Kaybolur…
Bir kurumun en değerli varlığı bilançosu değildir.
Çalışanının, “Bu kurum bana adil davranıyor.” diyebilmesidir.
Çünkü adalet kaybolduğunda önce güven eksilir.
Güven eksildiğinde bağlılık azalır.
Bağlılık azaldığında ise hiçbir organizasyon, hiçbir konser, hiçbir spot ödül o boşluğu dolduramaz.
Son yıllarda kurumlarda; Özellikle bankalarda çalışan bağlılığını artırmak adına görkemli etkinlikler düzenleniyor.
Şirket partileri…
Ünlü sanatçılar…
Spot ödül törenleri…
Vizyonlar ve Motivasyon konuşmaları…
Elbette bunların hepsi değerlidir.
Ama insanı asıl motive eden, bir gecelik alkış değil; her sabah işe gelirken hissettiği adalet duygusudur.
Bir yandan “gider yönetimi” denilerek maaş artışları sınırlandırılıyor.
Diğer yandan çalışanlardan her geçen gün daha yüksek satış hedefleri bekleniyor; yeni ürünler, ek satışlar, sigorta, bireysel emeklilik ve daha birçok performans kalemiyle sürekli daha fazlası isteniyor.
Çalışan bunları yaparken müşterisinin güvenini de, kendi vicdanını da korumaya çalışıyor.
Akşam eve döndüğünde ise kendine şu soruyu soruyor:
“Benden bu kadar fedakarlık beklenirken, kurum bana aynı adaletle yaklaşıyor mu?”
Çünkü çalışan sadece maaşını kıyaslamaz.
Terfiyi de izler.
Tayini de izler.
Yöneticilerin nasıl seçildiğini de i






