Sermaye Piyasası Kurulu’nun yatırım fonlarına ilişkin yeni düzenlemesi, son dönemde özellikle bazı serbest fonların portföy yapısı ve Borsa İstanbul’daki düşük fiili dolaşımlı hisselerde oluşan yoğunlaşma tartışmalarının ardından geldi.
Düzenleme, bütün fonları aynı ölçüde etkilemeyecek. En büyük değişim serbest fonlarda yaşanırken, para piyasası ve kısa vadeli fonların portföy kompozisyonu da yeniden şekillenecek. Portföy yönetim şirketleri ise hem yönettikleri fon sayısı hem de istihdam ettikleri portföy yöneticisi sayısı bakımından yeni bir kapasite rejimine tabi olacak.
Yeni kuralların piyasadaki en önemli sonucu, bugüne kadar yatırım stratejilerinde daha geniş hareket alanına sahip olan bazı serbest fonların portföylerini yıl sonuna kadar yeniden düzenlemek zorunda kalabilecek olması.
En büyük etki serbest fonlarda olacak
Düzenlemenin merkezinde serbest fonlar bulunuyor.
Serbest fonların portföyünde yüzde 5’i aşan sermaye piyasası araçlarının toplamı, bundan sonra fon toplam değerinin yüzde 20’sini geçemeyecek. Ayrıca portföy yöneticisi şirketin yöneticilerinin, ortaklarının veya üst yönetiminin hakim olduğu ihraççılara ait araçlarda da toplam yüzde 20 sınırı uygulanacak.
Ancak piyasanın en yakından izleyeceği değişiklik, düşük fiili dolaşıma sahip şirket hisselerine getirilen sınırlar olacak.
Bir serbest fonun tek bir hisse senedinde alabileceği pozisyon artık şirketin fiili dolaşımdaki pay miktarına göre belirlenecek. Fiili dolaşım oranı yüzde 25’in altında olan şirketlerde tek bir fonun alabileceği pay fiili dolaşımın yüzde 8’i ile sınırlanacak. Fiili dolaşım oranı yükseldikçe bu sınır yüzde 6, yüzde 4 ve yüzde 2’ye kadar düşecek.
Aynı portföy yönetim şirketinin yönettiği tüm fonların toplam pozisyonu için de ayrıca daha yüksek ancak benzer oranlarda sınırlar getirildi.
Bu nedenle özellikle BIST 30 dışında kalan, fiili dolaşımı düşük ve bir veya birkaç serbest fonun yüksek miktarda pay tuttuğu şirketlerde düzenlemenin etkisi daha yakından hissedilebilir.
29 Ağustos 2026 itibarıyla mevcut limit aşımı bulunan pozisyonlar için mevcut seviyeler tavan kabul edilecek ve bu pozisyonlar artırılamayacak. Fonların aşımın en az üçte birini 31 Ekim’e, üçte ikisini 30 Kasım’a ve tamamını 31 Aralık 2026’ya kadar gidermesi gerekecek.
Bu durum, yılın son dört ayında bazı fonların portföylerinde yeniden dengeleme yapmasına yol açabilir.
Ancak düzenleme, düşük fiili dolaşımlı her hissede otomatik olarak satış yapılacağı anlamına gelmiyor. Bir fonun mevcut portföyü, sahip olduğu pay miktarı ve ilgili şirketin fiili dolaşımı belirleyici olacak. Dolayısıyla piyasa etkisinin fon ve hisse bazında farklılaşması bekleniyor.
BIST 30 ve kamu kâğıtları görece avantajlı
Yeni sınırlamaların önemli istisnaları bulunuyor.
BIST 30 kapsamındaki paylar, Hazine ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ihraç edilen araçlar ile bazı kamu bağlantılı ihraçlar yoğunlaşma sınırlamalarının dışında tutuluyor.
Unvanında “Endeks” ibaresi bulunan fonlar ile borsa yatırım fonları da istisna kapsamında.
Ayrıca unvanında döviz, yabancı, para piyasası veya kısa vadeli ifadeleri bulunan bazı serbest fonlar da getirilen hisse yoğunlaşması kurallarından aynı şekilde etkilenmeyecek.
Bu çerçevede yeni düzenleme sonrasında BIST 30 hisseleri ve kamu borçlanma araçlarının serbest fonlar açısından göreli olarak daha esnek yatırım alanları olmaya devam etmesi bekleniyor.
Para piyasası fonlarının portföyü değişecek
Düzenleme para piyasası fonlarını da doğrudan ilgilendiriyor.
Katılım fonları hariç para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10’unun Devlet İç Borçlanma Senetleri ve/veya Hazine Varlık Kiralama Şirketi tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından oluşması gerekecek.
Bu düzenleme, para piyasası fonlarında kamu borçlanma araçlarına yönelik zorunlu talep yaratabilecek.
Unvanında “para piyasası” veya “kısa vadeli” ibaresi bulunan fonların Pay Senedi Repo Pazarı’ndaki ters repo işlemlerine ayırabileceği kaynak da yüzde 25 ile sınırlandırıldı.
Ayrıca ters repo işlemlerinde kullanılan teminatın en az üçte ikisinin kamu kâğıtları ve BIST 30 hisselerinden oluşması gerekecek. Bu teminat düzenlemesi 31 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Tek bir bankada tutulabilecek mevduat için de daha sıkı sınırlar getirildi. Para piyasası fonlarında tek banka mevduatı yüzde 6 ile sınırlandırılırken, katılım para piyasası fonlarında bu oran yüzde 20 olarak uygulanacak.
Bu nedenle özellikle mevduat ağırlığı yüksek para piyasası fonlarının portföy dağılımlarında değişiklik yapması gerekebilir.
Serbest fon yöneten şirketlerin sermayesi gündemde
Düzenleme sadece fonların neye yatırım yapacağını değil, portföy yönetim şirketlerinin kapasitesini de yeniden tanımlıyor.
Bir portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu serbest fonların sayısı, özel fonlar dahil olmak üzere istihdam ettiği portföy yöneticisi sayısını aşamayacak.
Hüküm 29 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek ancak mevcut sınırların üzerinde bulunan şirketlere 30 Haziran 2029’a kadar uyum süresi tanındı.
Bunun yanında, bir portföy yönetim şirketinin yönettiği aylık ortalama kolektif portföyün yüzde 50’sinden fazlasının serbest fonlardan oluşması halinde sermaye artırımı gündeme gelecek.
Bu durumda şirketlerin hesap dönemi sonunu izleyen 20 iş günü içinde sermayelerini yüzde 10 oranında nakden artırmak için SPK’ya başvurması gerekecek. İlk değerlendirme 2026 yıl sonu itibarıyla yapılacak.
Banka veya belirli iştirak yapısındaki bazı portföy yönetim şirketleri ise bu uygulamanın dışında tutuluyor.
Bir portföy yöneticisinin baktığı fon sayısı azaltılıyor
SPK, fonların yönetim kadrolarına ilişkin kuralları da sıkılaştırdı.
Her fon için en az iki portföy yöneticisi atanacak ve bunlardan biri sorumlu portföy yöneticisi olarak belirlenecek.
Gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonları hariç olmak üzere bir portföy yöneticisinin yönettiği fon sayısı nihai olarak en fazla 7 olacak.
Ancak bu sınıra kademeli geçilecek. Bir portföy yöneticisi 1 Ocak 2029’dan itibaren en fazla 10, 1 Ocak 2031’den itibaren ise en fazla 7 fon yönetebilecek.
Bu düzenleme özellikle çok sayıda fonu sınırlı sayıda portföy yöneticisiyle yöneten portföy yönetim şirketlerinde yeni istihdam ihtiyacı doğurabilir.
Repo ve borsa dışı işlemlerde de fren
Serbest fonların repo, borsa dışı ters repo ve vaad işlemlerine ilişkin hareket alanı da daraltıldı.
Serbest fonlarda repo ile borsa dışı ters repo ve vaad işlemlerinin toplamı portföyün yüzde 20’si ile sınırlandırıldı. Kamu borçlanma araçlarının işleme konu olduğu durumlarda ise istisna uygulanacak.
Borsa dışı repo ve ters repo işlemleri için çerçeve sözleşme yapılması ve işlem bilgilerinin saklayıcıya iletilmesi zorunlu hale getirildi.
İşleme konu teminatlarda da kamu kâğıtları ve BIST 30 hisseleri öne çıkarıldı. Ortaklık payı olarak yalnızca BIST 30 kapsamındaki hisseler kullanılabilecek.
Kurucunun gerçek kişi ilişkili taraflarıyla borsa dışı repo ve vaad işlemleri yasaklanırken, tüzel kişi ilişkili taraflarla yapılabilecek işlemler için yüzde 10 sınırı getirildi.
Az yatırımcılı serbest fonlar da mercek altında
TEFAS’ta işlem görmeyen ve unvanında “özel” ibaresi bulunmayan serbest fonlar için yatırımcı sayısına ilişkin yeni bir izleme mekanizması getirildi.
Bir serbest fonda yatırımcı sayısının bir ay içinde 15 günden fazla süreyle 50 veya altında kalması halinde durumun SPK’ya bildirilmesi gerekecek.
Bu fonlar için daha sonra özel fona dönüşüm, başka bir fonla birleşme, TEFAS’ta işlem görmeye başlama veya tasfiye seçenekleri gündeme gelebilecek.
Ayrıca onaylanan bir fonun 60 gün içinde satışa başlamaması halinde izahname onayı kendiliğinden düşecek ve fon tasfiye edilecek.
Büyük pozisyonlara araştırma ve onay şartı
Yeni düzenleme serbest fonlardaki büyük yatırım kararlarının belgelendirilmesini de zorunlu hale getiriyor.
Bir fonun ortalama portföy ağırlığı yüzde 5’i aşan pozisyonlarında gerçekleştirilecek alım ve satım kararları, genel müdür onayına sunulacak araştırma belgelerine dayandırılacak.
Bu belgelerin beş yıl boyunca saklanması gerekecek.
TEFAS’ta işlem gören serbest fonlar ayrıca portföy dağılımlarını haftalık olarak açıklayacak.
TEFAS’ta bir yatırımcının fondaki payı belirlenen eşiklere ulaşması veya bu eşiklerin altına inmesi halinde MKK aracılığıyla KAP’ta açıklama yapılacak.
Yıl sonuna kadar en kritik başlık düşük fiili dolaşımlı hisseler olacak
Düzenlemenin piyasadaki en somut etkisinin, serbest fonların yoğunlaştığı düşük fiili dolaşımlı BIST 30 dışı hisselerde görülmesi bekleniyor.
Özellikle mevcut portföyü yeni sınırların üzerinde kalan fonların 31 Aralık 2026’ya kadar uyum sağlaması gerekecek. Bu nedenle yıl sonuna kadar bazı hisselerde fon kaynaklı pozisyon azaltma ihtiyacı oluşabilir.
Buna karşılık BIST 30 hisseleri ile kamu borçlanma araçları yeni sınırlamalardan önemli ölçüde muaf tutuluyor veya yeni kuralların desteklediği teminat ve portföy yapılarında daha fazla yer buluyor.
Düzenlemenin asıl etkisi, önümüzdeki aylarda portföy yönetim şirketlerinin mevcut pozisyonlarını açıklanacak yeni kurallara göre ne ölçüde yeniden düzenlemek zorunda kalacağıyla ortaya çıkacak. Bu nedenle piyasada tek tek fonların ve fonların sahip olduğu şirketlerin portföy yapısı, yıl sonuna kadar daha yakından izlenecek.