Borsada halka arz furyası sürerken, yatırımcının önüne konulan büyüme hikâyelerinin ne kadarının gerçeğe dönüştüğü bir kez daha tartışılıyor. Saat & Saat’in borsa serüveni ise yüz binlerce yatırımcı açısından ağır bir hayal kırıklığına dönüştü. 56 TL’den halka arz edilen hisseler 22,46 TL’ye kadar gerilerken, halka arza katılan 693 bin 138 yatırımcının yaşadığı kayıp yüzde 60’a yaklaştı.
YatırımX’in haberinde yer alan verilere göre 6-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen halka arzda yatırımcıya 56 TL’den satılan paylar, 23 Ekim kapanışında 22,46 TL seviyesine indi. Böylece halka arz fiyatından hisse alan yatırımcı, yaklaşık üç ayda parasının yüzde 59,9’unu kaybetti.
Rakamlar çarpıcı. Halka arzda 100 bin liralık yatırım yapan bir kişinin elindeki hisselerin piyasa değeri yaklaşık 40 bin liraya düştü. Yatırımcının 60 bin lirası kâğıt üzerinde eridi. 500 bin liralık yatırım yapan bir yatırımcının kaybı ise aynı fiyat değişimi üzerinden yaklaşık 300 bin liraya ulaştı.
Bu tablo, sıradan bir fiyat düşüşünden çok daha fazlasını sorgulatıyor: Halka arz fiyatı belirlenirken hangi beklentiler esas alındı, yatırımcıya anlatılan değerleme ne kadar gerçekçiydi ve hisse neden bu kadar kısa sürede sert değer kaybetti?
YÖNETİM “HİSSE UCUZ” DEDİ, FİYAT 22,46 TL’YE İNDİ
Saat & Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya’nın halka arz öncesinde kullandığı ifadeler bugün çok daha dikkat çekici. Kaya, şirketin halka arzıyla ilgili açıklamasında, “Ama hisse fiyatımız o kadar ucuz kaldı ki, dedik, biz yüzde 10’unu satalım” demişti.
Aradan geçen yaklaşık üç ayda hisse fiyatının 56 TL’den 22,46 TL’ye gerilemesi, bu açıklamayla piyasanın ortaya koyduğu fiyat arasındaki uçurumu gözler önüne serdi.
Elbette borsada fiyat düşmesi tek başına yanlış beyanın kanıtı değildir. Ancak halka arz öncesinde hisse fiyatının ucuz olduğu yönündeki mesajların ardından yaşanan yaklaşık yüzde 60’lık kayıp, yatırımcıların yanıt beklediği soruları daha da önemli hale getiriyor.
Halka arz fiyatının belirlenmesinde kullanılan varsayımlar ne kadar gerçekçiydi? Şirketin gelecekteki büyümesi ve kârlılığı için hangi beklentiler fiyatlamaya yansıtıldı? Yatırımcıya sunulan hikâyeyle borsadaki gerçek fiyat arasında neden bu kadar büyük bir fark oluştu?
Bu soruların yanıtı, yalnızca Saat & Saat yatırımcıları için değil, halka arzlara katılan bütün küçük yatırımcılar açısından önem taşıyor.
88,90 TL DEĞER BİÇİLDİ, HALKA ARZ 56 TL’DEN YAPILDI
Saat & Saat halka arzında kullanılan fiyat tespit raporu da tartışmanın merkezinde yer alıyor. YatırımX’in aktardığı bilgilere göre, şirketin özsermaye değeri indirgenmiş nakit akımı yöntemiyle 1 milyar 361 milyon dolar, piyasa çarpanları yöntemiyle ise 1 milyar 46 milyon dolar olarak hesaplandı.
İki yöntemle elde edilen sonuçlar ağırlıklandırılarak pay başına 88,90 TL değer belirlendi. Bu tutar üzerinden yüzde 37,01 iskonto uygulanmasıyla halka arz fiyatı 56 TL olarak açıklandı.
Ancak borsada yaşananlar, yüksek iskonto uygulanmasının tek başına yatırımcıyı korumaya yetmediğini gösterdi. Çünkü bir hissenin raporda hesaplanan teorik değerinin altında halka arz edilmesi, o fiyatın mutlaka ucuz olduğu anlamına gelmiyor. Hesaplamaların dayandığı ciro, kârlılık ve büyüme varsayımlarının gerçekçiliği belirleyici önem taşıyor.
Üstelik halka arz öncesindeki değerleme raporlarında yer alan tahminlerin gerçekleşebilirliği konusunda çeşitli uyarılar da bulunuyordu. Bu nedenle bugün yapılması gereken, yalnızca hisse fiyatındaki düşüşü izlemek değil, halka arz fiyatının hangi varsayımlarla belirlendiğini ve bu varsayımların ne ölçüde karşılandığını ayrıntılı biçimde incelemek.
FİYAT İSTİKRARI DA YATIRIMCIYI KORUYAMADI
Halka arz sonrasında fiyat istikrarı kapsamında yapılan alımlar da düşüşü durdurmaya yetmedi. YatırımX’in haberinde, 16 Temmuz-5 Ağustos döneminde ortalama 42,32 TL fiyatla 8 milyon 750 bin nominal değerli pay alımı gerçekleştirildiği aktarılıyor.
Buna rağmen hisse fiyatı ekim ayında 22 TL seviyelerine kadar geriledi. Başka bir ifadeyle, halka arzın ardından fiyatı desteklemek amacıyla yapılan işlemler, uzun vadeli bir fiyat tabanı oluşturamadı.
Fiyat istikrarı uygulamalarının hisse fiyatını sürekli koruma veya yatırımcıya zarar etmeme garantisi vermediği biliniyor. Ancak bu örnek, halka arz sonrasındaki destek mekanizmalarının yatırımcının asıl riskini ortadan kaldırmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Yatırımcıların yalnızca fiyat istikrarı uygulamasına ya da halka arz öncesindeki iyimser açıklamalara güvenerek karar vermesi, sermaye piyasalarının taşıdığı riskleri ortadan kaldırmıyor.
KÂR EDEN ŞİRKETİN HİSSESİ NEDEN ERİDİ?
Saat & Saat’in 2026 yılının ilk yarısında açıkladığı finansal sonuçlara göre hasılat 7,308 milyar TL, net dönem kârı ise 656,4 milyon TL oldu. Hasılat yıllık bazda yüzde 6,7 artarken net kârdaki artış yüzde 1,5’te kaldı.
Bu rakamlar şirketin zarar açıkladığını göstermiyor. Ancak net kâr artışının sınırlı kalması, şirketin büyüme performansı ile halka arz döneminde fiyatlamaya yansıyan beklentilerin birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Bir şirketin kâr ediyor olması, hissesinin her fiyattan alınabileceği anlamına gelmez. Borsada önemli olan, mevcut kârın yanı sıra gelecekte yaratılması beklenen nakit akımları, büyüme potansiyeli ve bu beklentiler için yatırımcının ödediği fiyattır.
Saat & Saat örneğinde de tartışmanın odağında bu ayrım bulunuyor. Şirketin finansal sonuçlarıyla halka arz fiyatı arasındaki ilişki, yatırımcıya sunulan büyüme hikâyesinin ne ölçüde karşılık bulduğu ve piyasanın şirkete neden çok daha düşük bir değer biçtiği açıklığa kavuşturulmalı.
22 MİLYAR LİRALIK PİYASA DEĞERİ KAYBI
Hisse fiyatındaki gerileme, şirketin borsadaki toplam piyasa değerini de aşağı çekti. YatırımX’in haberindeki hesaplamalara göre yaklaşık 37 milyar TL seviyesindeki piyasa değeri, 23 Ekim itibarıyla 14,8 milyar TL’ye kadar düştü.
Böylece şirketin piyasa değerinde yaklaşık 22 milyar TL’nin üzerinde azalma yaşandı. Bu tutar şirket kasasından çıkan para değil, borsada hisselere biçilen toplam değerdeki düşüşü ifade ediyor. Ancak ortaya çıkan büyüklük, yatırımcıların karşı karşıya kaldığı değer kaybının boyutunu gösteriyor.
Halka arza katılan 693 bin 138 yatırımcının tamamının hisselerini aynı fiyattan alıp hâlâ elinde tuttuğu söylenemez. Bu nedenle bütün yatırımcıların aynı oranda zarar ettiğini ileri sürmek doğru olmaz. Ancak halka arz fiyatından alım yapan ve hisselerini koruyan yatırımcı açısından yaklaşık yüzde 60’lık kayıp açık bir gerçek.
ASIL SKANDAL SORUSU: YATIRIMCIYA NE ANLATILDI?
Saat & Saat halka arzının ortaya çıkardığı tablo, sermaye piyasalarının en önemli sorunlarından birini yeniden gündeme taşıyor: Halka arz sırasında şirketin geleceğine ilişkin beklentiler anlatılırken, gerçekleşen sonuçlar bu beklentilerden ciddi biçimde ayrıldığında yatırımcıya kim, nasıl hesap verecek?
Burada mesele, hisse fiyatının mutlaka yeniden 56 TL’ye çıkması gerektiği değil. Hiçbir halka arz fiyatı gelecekteki piyasa fiyatı için garanti oluşturmaz. Mesele, yatırımcıya sunulan değerleme varsayımlarının gerçekçiliği, yapılan açıklamaların niteliği ve sonrasında ortaya çıkan büyük farkın şeffaf biçimde izah edilmesidir.
Yaklaşık üç ayda yüzde 60’a yaklaşan kayıp, halka arz fiyatını belirleyen kurumların kullandığı varsayımların, fiyat istikrarı uygulamalarının ve şirket yönetiminin yatırımcı iletişiminin sorgulanmasını gerektiriyor.
693 bin yatırımcının katıldığı bir halka arzda, 56 TL’den satılan hissenin 22,46 TL’ye düşmesi yalnızca borsadaki bir fiyat hareketi olarak geçiştirilemez. Bu tablonun nedenleri,