• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
6 Eylül 2026 Pazar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

Prof.Korkmaz: Merkez Bankası pimi çekti! Çıkış yolu kapandı

- editor
Ekim 22, 2021
- Eko Dünya, Güncel, Özel Haber
0
Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

Merkez Bankası Para Kurulu gösterge faizini 18’den 16’ya indirdi. Anında dolar kuru 9,45 lira oldu. Türkiye ülke risk primini gösteren beş yıllık tahvillerin iflas primi 443 baz puan oldu ve artıyor.

Bundan sonra ekonomik istikrarın daha çok bozulması kaçınılmaz oldu. Çıkış yolu kapandı.

Sponsorlu Bağlantılar

Ekonomik istikrar, üretim-tüketim, arz-talep, yatırım-tasarruf, mal ve hizmet fiyatları ile finansal piyasalar, sektörler arası denge, ücret ve verimlilik gibi birçok alanda makro dengeleri ifade eder.

Hiçbir ekonomide bu dengeleri tamamıyla kuramazsınız ve fakat aşırı bozuk olursa kriz kaçınılmaz olur. Söz gelimi ilk bakışta ”dolar kurunu 20 liraya çıkarırsak, ithalat azalır, ihracat artar ve dış açık kalmaz” diyebiliriz. Ama ithalatın yüzde 13’i yatırım malı, yüzde 77’si ara malı ve yüzde 10’u da tüketim malından oluşur. 20 liralık dolar kuru tüketim malı ithalatını azaltır. Ara malı ve yatırım malı ithalatını da azaltır ve fakat bu defa ortada ekonomi kalmaz. Çünkü üretimde ithal girdi oranı yüksektir. İthal edemezseniz üretim de yapamazsınız, ihracat da yapamazsınız. Bu ortamda girdi fiyatları da bu kadar artarsa sonunda hiper enflasyon oluşur.

Sponsorlu Bağlantılar

Sabit kur politikasının uygulandığı yıllarda, krizle birlikte devalüasyon da yapılırdı. Ertesi yıl kriz biterdi. Ama o yıllarda üretim bu oranda ithal girdiye bağımlı değildi. Kaldı ki bugün zaten TL değeri yüzde 42 oranında daha düşüktür. Ama sonuç giderek kötüleşiyor.

Yalnızca Çin’e karşı verdiğimiz yılda 18 milyar dolar açığa engel olsak, zaten açık kalmaz. Ama Çin’den ithalat yapanlar kimdir ve bunlara karşı çıkmak neden zordur?

Dahası, yalnız faizle oynamanın ve kur artışlarının doğrudan makro dengeleri daha çok bozduğunu ve halkın refahını düşürdüğünü yaşayarak görüyoruz. Bu defa insanın aklına ikinci bir soru takılıyor… ”Siyasi iktidarın hedefi nedir ve neden bir istikrar programı yapmıyor?

Sponsorlu Bağlantılar

Ekim ayı Tüketici Güven Endeksi, tüketicinin güveninin dibe vurduğunu ve ne kadar zor durumda olduğunu gösteriyor.

Tüketici geçen 12 aya göre, maddi durumunun bozulduğunu ve genel ekonomik durumu da kötü gördüğünü söylüyor. (Aşağıdaki tablo.)

Tüketicinin olumsuz beklentilerinin, ekonomik dengeleri daha çok bozacağını biliyoruz.

Melike Bildirici-Ümit Bozoklu’nun “çoklu denge bağlamında beklentinin, belirsizliğin ve inancın ekonomi üzerindeki etkisini ” ölçmek için yaptıkları (Beklentilerin Ekonomi Üzerindeki Etkisi: -2019) ekonometrik çalışmada;

”İktisadi birimlerin temellere dayanmayan beklentilerindeki iyimserlik ve kötümserlik dalgalanması ile akabinde ekonomide meydana gelen dalgalanmalar arasındaki ilişki olduğu ampirik olarak da ortaya çıkmış; ve ”Kendini gerçekleştiren karamsarlığın 1994, 2000-2001 ve 2008-2009 resesyonlarında önemli bir rol oynadığı anlaşılmıştır.” Deniliyor.

Hükümetin faiz inadı ve tüketicinin olumsuz beklentisi birleşince varacağımız sonuç;

*Enflasyon daha da artacak. (Verilere müdahale olmazsa.)

*Halk yoksullaşacak.

İlgiliHaberler

Ekonomide çıkış yolumuz neden tıkandı?

Ekonominin Üç Cebi De Delik

Belediyeler Deve Mi? Kuş Mu?

*Döviz borcu olanlar, bankalar zora girecek.

*Türkiye’nin dış borçlarında temerrüde düşme riski artmaya devam edecek.

Bu şartlarda bir üçüncü soru ortaya çıkıyor; ”Bu gerçeklere ve yaşananlara rağmen iktidar neden eksi faizde ısrar ediyor ve kur artışını körüklüyor?”

Prof.Dr. Esfender Korkmaz

Etiketler: Prof. Dr. Esfender KORKMAZ
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Saadet Partisi’nden Merkez Bankası’na Squid Game göndermesi

Sonraki Haber

 Credit Suisse’den kamu banka hisselerinde olumsuz beklenti

editor

Sonraki Haber

 Credit Suisse'den kamu banka hisselerinde olumsuz beklenti

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri