• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
4 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

Usta ekonomist Atabay: Bu çukura nasıl düştük, nasıl çıkarız?

- editor
Nisan 4, 2022
- Eko Dünya, Güncel

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Ekonomist Güldem Atabay, Mart ayı enflasyonunu yorumladı. Paraanaliz sitesindeki yorumunda şunları söyledi:

Haftaya yine dehşet verici enflasyon verileriyle başladık. Gelen rakamlar elbette şaşırtıcı değil, şaşırtıcı olan ENAGrup (%143) ve TÜİK (%61) arasında oluşan makasın açılması ve hayatlarımızdan tecrübe ettiğimiz enflasyon seviyesinin ENAGrubun açıkladığı verilere olan yakınlığı. Yaşam şartlarının giderek zorlaşması ağırlaşması.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Mart ayı enflasyon seviyesinin zirve olduğunu söylemek ise mümkün değil. Hiperenflasyona gidişin sadece “dünyada da enflasyon yükseliyor” cümlesiyle açıklanması da mümkün değil. Konu malum bir inat nedeniyle ekonomi bilimine karşı durarak mevcut iktidarın para politikasını devreye sokmaması, servet transferi yaparak zenginleştirdiği kesimi kendine biat ettirmek , fakirleştirdiği kesimi ise kendine mecbur bırakmak marifetiyle ülke ekonomisini yönetmeyi tercih etmesi. Çünkü AKP tipi başkanlık sisteminin yapısı içinde karar mekanizmalarını bu amaçlar uğruna sakatlamaya iktidarın alanı var. Bu da işlerin iyileşmesini beklemeyi fazla iyimserlik haline döndürmekte.

Detaylar üzerinden konuşursak…

TÜİK’in beklenti anketlerine yakın olarak açıkladığı aylık TÜFE enflasyonu %5,46 ile yıllık TÜFE enflasyonu seviyesini %61,14 seviyesine tırmandırmış durumda. TÜİK dünyasında dahi yıllık manşet TÜFE enflasyonu şubattaki %54,44 seviyesinden yukarı yönde hareketine devam etmekte.

Aylık TÜFE enflasyonu detayları içinde en gerçeklikten kopuk olanı kuşkusuz %4,73 seviyesindeki gıda ve alkolsüz içecekler. Bu fazla ılımlı rakam bile yıllık gıda fiyatları enflasyonunun %70,33 seviyesine ulaştığını maskeleyememekte. ENAGrup veri seti içinde aylık gıda fiyatları enflasyonunun %15,8 olarak açıklandığını not edelim.

Konut fiyatları artışındaki aylık %1,84 ise (yıllık %51,4) TÜİK’in verilerini hangi alemden derlediği konusunda soruların devamına neden olmakta. Sağlık fiyatlarının TÜİK’e göre aylık %5,3 artarken ENAGrubu verisinde %78,4 olduğunu da not edelim. Son dönemde sağlık hizmeti alanlar hangisinin gerçeğe yakın olduğunu tecrübe etmişlerdir.

TÜİK detayları içinde gerçeğe en yakın olan da kuşkusuz aylık %13,29 (yıllık %99,2) olan ulaştırma fiyatlarındaki artış. Malum petrol fiyatındaki şok artış ve TL’nin değer kaybı her gün açıklanan benzin-mazot zamlarının karartılmasına engel.

Diğer yandan yine TÜİK detayları içinde çekirdek B enflasyonun geçen ayki seviyesi %47,01 seviyesinden martta aylık %4,24 artarak %51,34’e çıkması enflasyon fırtınasının aylarca devam edeceğine işaret.

Üretici fiyatları tarafı ise uzunca bir süredir olduğu gibi çok daha gerçekçi. Aylık %9,19 sıçrama yıllık Y-ÜFE enflasyonu seviyesini %105’ten %115’e ulaştırmış durumda. Ağız dolusu aylık fiyat artışları yıllık Y-ÜFE seviyelerini ara malı için %123’e, dayanıklı tüketim malı için %76’ya, dayanıksız tüketim malı için %79’a ve sermaye malı için yıllık %77’ye sıçratmış oluyor mart ayında. Enerji fiyatlarındaki yıllık %215 oranındaki artış petrol fiyatlarındaki şokla en açıklanabilir nitelikte olsa da, temelde hatalı TL politikası kaynaklı olarak yaşanan olumsuzlukların kat be kat yansıdığını not etmek gerekli. Enerji fiyatlarındaki bu artış üretim maliyetinin temelini oluşturduğundan gelecek aylarda manşet enflasyon seviyesini de hızla yukarı taşıyacak boyutta.

Enflasyonun ucu açık: Bir iki aya %70-80 bandında
Türkiye’de yaşanan enflasyon fırtınasının dünya ekonomisindeki izlenen enflasyon artışından öteye faizsizlik takıntısı ile para politikasının yok edilmesi, TL’nin savrulmaya bırakılması, KKM gibi bir ucube ile Hazine’ye bindirilen aşırı faiz yükü maliyetine katlanarak TL desteklenirmiş gibi yapılması esas nedenler. Petrol fiyatları son günlerde izlenen gerileme kimseyi yanıltmamalı: başta gıda ile bağlantılı olanlar (buğday gibi) tahıl ve imalat sanayiinde kullanılan metal emtia fiyatları yeniden pandemi dönemi zirvelerini zorlar nitelikte. Çekirdek enflasyonun seviyesi ve üretici fiyatlarında gelinen seviye manşet TÜFE enflasyonun yüğkselmeye devam edeceğinin garantisi.

TÜİK ne kadar baskılasa da, makyajlasa da sokak, marketler, asgari ücret ve maaş zamları, emekli maaş zammı seviyesi gerçekte çok daha yüksek enflasyonun alım gücünü nasıl erittiğini ve kitleleri yoksullaştırdığını her gün tecrübe edilmesi ile sonuçlanıyor. Enflasyonla mücadele edecek, yükselmesine engel olup düşürme yoluna sokacak doğru politikalar devreye sokulmuyor. Bu da TL’nin giderek kırılgan hale dönmesine ve enflasyonun varacağı seviyenin ucu açık hale dönmesine neden oluyor.

Yaz dönemi başlamadan yıllık manşet TÜFE enflasyonun %70-80 aralığına resmi verilerle dahi ulaşması kaçınılmaz. Mevsimsel olarak gıda fiyatları enflasyonunda beklenen rahatlama artan üretim maliyetleri ve boş kalan tarım arazileri, yetersiz gübre verilen ekilmiş alanlar nedeniyle bu sene hissedilmeyecek.

%14 politika faizi elde iken negatif faizin seviyesini artık hesaplamaya çalışmak dahi anlamsız. 300-500 baz puanlık faiz artışı ekonomi yönetiminin politize olmuş yapısı ile hem gelmeyecek, hem de gelse bile bu gidişatın değişmesinde yeterli olmayacak.

Bu kuyudan çıkış nasıl olacak?
İktidar eliyle yaratılan ekonomik krizden çıkış için iktidarın sunduğu Yeni Ekonomi Modeli reçete olmadı. Olmuyor. Aksine, içinde savrulduğumuz ekonomik kriz 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni değiştirmenin katlanılması gereken maliyeti olarak açıklanmakta. Söylenen, 2023 seçiminden sonra mevcut iktidarın yerinde kalması halinde işlerin düzeleceği.

AlakalıHaberler

Güldem Atabay: TL’de azar azar ancak sürekli değer kaybı dönemine girdik

Bu açıklamalar ise en basit tanımla “doğru” değil.

Türkiye ekonomisinde bugün bu krizi yaratan ekip ve onların yönetim anlayışı 2023 seçimleri sonrasında iktidar değişimi olmazsa değişmeyecek. Bu da 2023 sonrası AKP-MHP iktidarının yerinde kalması halinde yaşam şartlarının daha da kötüleşeceği anlamına geliyor. Yaşanan krizin belirli tercihlerin sonucu oluşu;, iktidarın faiz, üretim, paylaşım modellerinin bir fonskiyonu olduğu unutulmaması gereken bir gerçek.

Dolayısıyla, içinde bulunduğumuz çukurdan çıkış için seçimle hükümetin değişmesini beklemekten başka çare görünmüyor. Ekonomide durum bunca kötüleşmişken, muhalefet partilerinin ise özellikle ekonomi tarafında çok daha kapsamlı, inandırıcı politikalar üreterek çözüm önerilerini seçmen kitlesi ile paylaşması gerekiyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

 

Yazının tamamı için tıklayın!

Etiketler: güldem atabay
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Altında ABD verilerinin baskısı devam ediyor

Sonraki Haber

Yapı Kredi Bankası zam oranı yüzde 48 oldu

editor

İlgili Gönderiler

Borsa

Yüzde 5’lik Ortak Şirketi Konkordatoya Götürdü!

Haziran 4, 2026
Işık Ökte: Türkiye Borsası Tarihinin En Sert Negatif Ayrışmalarından Birini Yaşıyor
Borsa

ASELSAN ve ASTOR Hariç Herkes Kaybetti: Borsada Acı Tablo

Haziran 4, 2026
Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor
Bankacılık

Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor

Haziran 4, 2026
Borsa

Borsadan Para Topladı, Fabrikaya Değil Faize Yatırdı

Haziran 3, 2026
Akbank’tan Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu
Bankacılık

Akbank’tan Dev Borçlanma Hamlesi: 1,2 Milyar Dolarlık Talep Geldi

Haziran 3, 2026
Endeks Mühendisliği! Üç Hisseyle Endekste Büyük Oyun
Borsa

Borsada faiz Kıskacındaki Şirketler: Borç Yükü Sermayeyi Aştı

Haziran 3, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.